REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
ÜZÜM VE ŞARAP
Hz. Ali bir Hristiyan’a misafir oldu. Adam üzüm getirdi.
Hz. Ali üzümü yedi. Sonra üzümden yapılmış şarap
getirdi. Hz. Ali buyurdu ki: Haramdır.
Hristiyan dedi ki: Siz Müslümanlara şaşarım.
Üzüm helal, içki haram.
Halbuki bu, bundan yapılıyor.
Hz. Ali buyurdu ki: Eşin var mı?
Dedi var.
Kızın var mı?
Dedi o da var.
İkisi de gelsin buraya.
Eşi ve Kızı gelince
Hz. Ali buyurdu ki: Bu Kız bu Anneden dir, Ama görüyorsun ki ALLAH Annesini sana helal, Kızını iseharam kılmıştır.
Hristiyan biran için duraksadı, şok olmuştu. Bütün bildiklerini sorgulamaya ve halifeye doğru ağlamaklı bakmaya başladı.
Elinden öpüp Müslümanlığını ilan etti..
BİR BARDAK SÜTÜN BEREKETİ
Ashab-ı Kiram’dan Ebu Hüreyre r.a. anlatıyor:
Bir gün pek aç olduğumdan, sahabenin geçmekte olduğu bir yola oturdum.
Ebu Bekir geldi. Ona Allah’ın kitabından bir ayet sordum.
Maksadım (yemek için) beni alıp götürmesi idi. Ama olmadı. Biraz sonra Ömer geçti; ona da Allah’ın kitabından bir ayet sordum.
Yine amacım beni alıp götürmesi idi. Ama yapmadı.
Biraz sonra Rasulullah (s.a.v.) oradan geçti. Halimi anladı ve: - Ebu Hüreyre, beni takip et, dedi.
Rasulullah (s.a.v.)’in peşine takılıp gittim. İçeride bir kapta süt gördüm.
Bir yerden hediye gelmişti. Rasulullah (s.a.v.) bana: - Suffa ehline git, onları yanıma çağır, dedi.
Ehl-i Suffa, müslümanların misafiriydiler. Aileleri ve malları yoktu. Rasulullah (s.a.v.) bir hediye gelince bir kısmını onlara verirdi. Ben ise o sütü kendim içmek ümidindeydim.
Suffa ehline giden elçi benim; onlar gelince sütü onlara dağıtacak olan ben olacağım, bana bir şey kalmayacak diye üzüldüm. Ama Allah ve Resul’ünün emrine itaat gerektiğinden, çıkıp onların yanına gittim, Rasulullah (s.a.v.)’ın evine davet ettim. Onlar da geldiler, izinle içeri girip oturdular.
Rasulullah (s.a.v.)’ın emriyle kâseyi aldım, sütü dağıtmaya başladım. Gelenler sırasıyla bardağı alıyor, doyasıya içtikten sonra geri veriyordu. En sonunda Rasulullah (s.a.v.)’e verdim, bardağı eline aldı. İçinde biraz süt kalmıştı Sonra bana baktı ve gülümsedi: - Ey Ebu Hirr ! İkimiz kaldık, dedi.
- Doğru söyledin ya Rasulallah (s.a.v.), dedim. - Otur sen de iç, dedi.
Oturdum, içtim. Sonra bana: İç, dedi Ben yine içtim. İç dedi, yine içtim. O içmemi söyledikçe ben de içmeye devam ediyordum. Nihayetinde dedim ki:
- Ey Allah’ın Rasulü, artık içmeye imkan yok. Seni hak peygamber olarak gönderen Allah’a yemin ederim ki, bende süte yer kalmadı!
- Öyleyse kâseyi bana ver, dedi. Ben de süt kâsesini ona verdim. İçinde kalan sütü kendisi içti.
Müsnedü’l - İmam Ahmed İbn Hanbel ( Beyrut - 1997 ), 16 / 397 - 99, Hd . 10679; İbn Kesîr: el-Bidaye ve’n – Nihaye, 6 / 479 - 80.