REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
HZ. EBÛ BEKİR (R.A)'İN TEVAZUU
Hz. Ömer (r.a), Medine'nin kenar mahallesinde oturan, yaşlı ve âmâ bir kadının, su ve yiyeceğini vermek ve ihtiyaçlarını gidermek için yanına gitmeyi âdet hâline getirmiş idi.
Her ne zaman o yaşlı kadının yanına gelse, başka birisinin kendisinden önce davranıp, bütün ihtiyaçlarını karşıladığını gördü.
Defalarca böyle olunca Hz. Ömer (r.a) bu gelenin kim olduğunu tespit için takip etmeye başladı.
Bir de ne görsün. O gelen kişi, zamanın halifesi Hz. Ebu Bekir (r.a)'dir.
Hz. Ömer (r.a) : "Vallahi, demek ki o kişi sensin ha! Dedi.
YA AHİRET VARSA!
Hz. Ali (r.a)’ye, birisi geldi. Adam, öldükten sonra tekrar dirilmeyi, ahiretteki hesabı, cenneti ve cehennemi inkâr ediyordu.
Hz. Ali’ye
“Ya Ali, siz Müslümanlar ölüme ve ölüm ötesine inanıyorsunuz; biz ise inanmıyoruz.
Siz cehennemden kurtulmak, cennete girmek için bir sürü ibadet ediyor, mal harcıyor, zahmete giriyorsunuz.
Bu zahmete değer mi? Hem ölümden sonra tekrar dirilmenin olacağı ne malum?” diye sordu.
Hz. Ali (r.a) adamı sükûnetle dinledi, sonra ona şu cevabı verdi:
“Evet, ölümden sonra dirilmek, hesaba çekilmek, cennete veya cehenneme girmek, ya senin dediğin gibi yoktur; ya da bizim dediğimiz gibi vardır.
Önce senin dediğinin doğru olduğunu düşünelim.
Ölümden sonra ahiret hayatı yoksa seninle biz aynı durumdayız.
Sana da yok bize de yok.
Bu arada bizim yüce Allah için kıldığımız namazların, yaptığımız ibadetlerin, hayır ve iyiliklerin, güzel ahlakın, verdiğimiz zekât ve sadakaların bize bir zararı olmaz.
Ama ya ahiret varsa; bizim dediğimiz doğru çıkarsa, senin hâlin nice olur?” diye sordu.
Adam, biraz durdu, düşündü ve sonra, “Vallahi, her iki durumda da siz kazançlısınız, ahiret, cennet ve cehennem varsa vay bizim hâlimize!
Yolunu öğret, ben de Müslüman olacağım” dedi ve Müslüman oldu. (alemlererahmet.com)