REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
3 YARALI'YA DA NASİB OLMAYAN SU
Peygamber Efendimiz (s.a.v) zamanında Yermük savaşı olmuştu.
İşte bu savaşta meydana gelen bir hadise, ashabı-ı kiramın birbirine şehadet şerbeti içerken bile nasıl bağlı olduğunu göstеrmеktеdir.
Ashab-ı kiramdan Huzeyfetül Adevi (radıyallahü anh) anlatıyor :
Yermük Harbi'nde bulunuyorduk.
Muharebe bitmiş, harp meydanı yaralı ve ölülerle dolmuştu. O arada amcamın oğlu aklıma geldi.
Biraz suyum vardı. Eğer amcamın oğlu şehit düşmemiş ve yaralıların içindeyse, ona su vereyim diye düşündüm. Aradım ve onu yaralı bir vaziyette buldum.
Yarası ağırdı. Son anında ona su vermek istedim. "Su vereyim mi?" diye sordum.
"Evet" manasında işaret etti. Suyu tam ağzına yanaştırmıştım ki, başka bir yaralı "Suu" diye inledi.
Amcamın oğlu suyu içmekten vazgeçti ve bana "Suyu ona götür" diye işaret etti.
Suyu alıp o yaralıya götürdüm.
Tam ona içireceğim sırada başka bir yaralı "Suu" diye inledi.
O yaralı da içmedi ve diğer yaralıya götürmemi işaret etti.
Suyu alıp ona götürdüm. Fakat ben suyu götürene kadar ruhunu teslim etmişti.
Bari bir öncekine içireyim düşüncesiyle geri döndüm.
Fakat o da şehit olmuştu. Son olarak amcamın oğlu kaldı. Suyu ona bari içireyim diye ona yöneldim.
Fakat o da ruhunu teslim etmişti.
Böylece hiçbirine veremeden elimde suyla ayakta kalakalmıştım. (alemlererahmet.com)
İKİ DARGIN KARDEŞ
Bir zamanlar, birbirine bitişik iki çiftlikte yaşayan iki erkek kardeş vardı.
Günlerden bir gün bu iki kardeş arasında bir anlaşmazlık baş gösterdi.
İki kardeş arasında o zamana değin ilk kez görülen anlaşmazlık, giderek büyüdü ve kardeşler arasında ayrılığa neden oldu.
İki kardeş, birbirlerine yalnızca küsmekle kalmadılar, yıllardır ortaklaşa kullandıkları tarım makinelerine değin sahip oldukları tüm araç gereçlerini ve mal varlıklarını da ayırdılar.
Küçük bir yanlış anlama sonucu başlayan anlaşmazlığı izleyen ayrılık, giderek büyüyen bir uçuruma dönüştü ve en sonunda yerini, karşılıklı kullanılan hoş olmayan sözlere bıraktı. Bunun arkasından da beklenenler oldu ve kardeşler
arasında önce şiddetli bir kavga, sonra da ürkütücü bir sessizlik yaşanmaya başladı.
Bir sabah, bu iki kardeşten büyüğünün kapısına bir usta geldi. Elinde büyük bir marangoz çantası vardı. Ev sahibinden geçici bir iş istedi :- -
"Yapılacak ufak tefek bir işiniz varsa, size yardımcı olmak isterim",
dedi. "Elimden hemen her iş gelir. Birkaç gün çalışırım, işi bitiririm."
Büyük kardeşin aklına o an bir "iş” geldi.