REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
“Bunu nasıl yaparsın. Bu kadar iyi insanların yegane servetinin ölmesine nasıl izin verirsin. Önceki gece gittiğimiz villada her şey vardı, ama kötü ev sahipleri bize hiçbir şey vermediler. Sen onların bodrumlarını tamir ettin. Bu fakir insanlar bizimle her şeylerini paylaştılar ineklerinin ölmesine göz yumdun?..”
“Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat” demiş, yaşlı melek gene.
“Nasıl yani?” diye daha da öfkeyle yinelemiş sorusunu genç melek.
“Her şey her zaman göründüğü gibi değildir evlat” demiş yaşlı melek bir daha. Ve anlatmış.
“İlk gittiğimiz zengin evinin o duvar çatlağının içinde yıllar önceden saklanmış bir hazine vardı. Ev sahipleri, zenginlikleri ile çok mağrur, ama hiç paylaşmayı sevmeyen insanlar oldukları için bu defineyi bulmayı hak etmemişlerdi. Çatlağı kapayıp, onları bu hazineden ebediyen mahrum ettim. Dün gece fakir köylünün yatağında yatarken ölüm meleği, adamın karısını almaya geldi. Kadının hayatını bağışlamasına karşılık ona ineği verdim. Her şey her zaman göründüğü gibi değildir. İşler bazen istendiği gibi gitmez göründüğünde, aslında olan budur. Eğer inançlı isen, her işte bir hayır olduğunu düşünürsün.
O hayrın ne olduğunu da, bir süre sonra anlarsın..(alıntı)
EFENDİMİZ (S.A.V) 'İN DOĞUM MUCİZESİ
Peygamber Efendimiz, milâdî 571 yılının 20 Nisan’ına tesadüf eden 12 Rabîulevvel Pazartesi sabahında tan yeri ağarırken zuhur âlemine tenezzül ederek Abdullah ve Âmine’nin izdivaç kucağında dünyamızı şereflendirmiştir.
O’nun doğumu, peygamberliği, hicreti ve irtihalinin, ilâhî bir tecelli olarak hep pazartesi günlerine rastlaması, bu günün ehemmiyetinin bir nişanesidir. Cemâl ve celâl tecellisi olarak sevincin heyecanı ile hüznün burukluğu, bayram neşesi ile irtihal elemleri beraber yaşanmaktadır.
Resûlullâh’ın kâinatı teşrîf ettiği mübarek gecede bazı harikulade hâller vukû bulmuştur. Bu mucizelerden birkaçı şöyledir:
• Hazret-i Âmine’nin bildirdiğine göre kendisi, ne hâmileliği ne de doğum esnasında hiçbir zahmet çekmemiş ve Allâh Rasûlü dünyâya gelirken doğu ile batı arasını aydınlatan bir nûrun kendisinden çıktığını görmüştür. Peygamber temiz bir şekilde, ellerini yere dayayarak doğmuş ve başını semaya kaldırmıştır.(İbn-i Sa’d, I, 102, 150.)
• O anda şeytan, hayâtında hiç olmadığı kadar büyük bir çığlık koparmıştır. (İbn-i Kesîr, el-Bidâye, II, 271.)
• İran baş kadısı ve din adamı Mûbezân, rüyasında birtakım serkeş develerin bir sürü yürük atları önlerine katarak Dicle ırmağını geçtiklerini, İran topraklarına yayıldıklarını görmüştür.
• Semaver Vadisi’ni su basmıştır.
• Kisrâ’nın sarayından 14 sütun yıkılmıştır.
• İranlıların, tapınaklarında bin yıldan beri hiç sönmeden yanan ateşleri sönmüştür. (İbn-i Kesîr, el-Bidâye, II, 273.)