REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
– Ne dersin yâ kızım!
– Allahü teâlâ bana merhamet eyledi. Gözümün yaşından bir cevher yarattı. Şimdi var, bu cevheri alıp, pazara götür, satıp, borcunu eda eyle.
Ebu Bekir-i Sıddık cevheri alıp, pazara gitti.
Hak Sübhânehü ve teâlâ, Cebrâîl aleyhisselâma emir eyledi ki,
“Ya Cebrail, Habibim ve Resulüm Muhammed Mustafa’nın zevcesi Ayşe’nin gözyaşından kudretim ile bir cevher halk eyledim. Kulum Ebu Bekir o cevheri, pazara satmağa gidiyor. Şimdi çabuk var. Cennette, kudret hazinemden yirmi bin altın al. Bir nurdan tabak içine koyup, Ebû Bekirin önüne var. O cevheri satın al. Bana getir ki, o cevher bana gerektir. Arşıma o cevheri koyayım ki, onun nuru arşımda ışık saçsın. Ve de mümin kullarımın kabri o cevher ile münevver olsun [aydınlansın].”
Cebrâîl aleyhisselâm da yetişip, Cennetin hazinesinden yirmi bin altını, bir nurdan tabak içine koydu. İnsan suretinde, hazret-i Ebû Bekirin pazar içinde önüne geldi.
– Yâ Ebâ Bekir! Elindeki nedir, satar mısın?
– Satarım.
– Kaça verirsin.
– On iki bin akçaya veririm.
– Bunun değeri on iki bin akça değildir. Yirmi bin altın vereyim.
– Eğer o fiyata alır isen sen bilirsin.
– Şimdi aç eteğini.
Ebû Bekir hazretleri eteğini açtı. Cebrail aleyhisselâm eteğine altınları dökdü. Hazret-i Ebû Bekir alıp, evlerine geldi. Gördü ki, akça aldığı Yahudi kapı önüne gelmiş. Çağırıp der ki,
– Yâ Ebâ Bekir, gel akçamı ver; yahut kölemsin; seni hizmette kullanırım.
Ebû Bekir hazretleri, ardından varınca; o Yahudi ayak sesini duyup, arkasına baktı. Gördü ki, gelen Ebû Bekirdir.
Yahudi’ye dedi ki,
– Aç eteğini.
Açtı. O yirmi bin altını Yahudi’nin eteğine döktü.
Yahudi dedi ki,
– Bu altın nedir.
– Yirmi bin altındır. Borcuna tut.
– Senin bana borcun on iki bin akçadır.
– Bu altın senin akçenin bereketidir.
Sonra o yahûdî altının birini eline aldı. Gördü ki, bir yanında, (Lâ ilâhe illallah, Muhammedün resûlullah) yazılmış. Diğer tarafında (Kulhüvallahü ehad sûresi.) yazılmış. Kudret kalemi ile yazı yazılmış. Yahudi’nin kalbine bir hâl gelip, hidayet-i rabbani yetişti. Dedi ki,
– Yâ Ebâ Bekir! Bildim ki, senin dinin haktır, gerçek evliyasın. Muhammed aleyhisselâm da hak peygamberdir.
Şehadet kelimesi söyleyip, sadakatle Müslüman oldu. O altını din aşkına cümle fakirlere dağıttı.