Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

ASHAB’IN RASÛLULLAH SEVGİSİ
Bir gün Rasûlullah (sav) Sevban adlı sahabenin çok üzüntülü olduğunu görerek sebebini sordu. Sevban: “Ya Rasulallah ahirette Sen diğer peygamberlerle birlikte bulunacak ve en yüksek makamda olacaksın ben ise o derecede bulunmadığım için seni görmekten mahrum kalırım korkusuyla böyle üzüntülüyüm,” cevabını verdi. Bu sırada Allah ve Resulünü sevenleri müjdeleyen bir Ayet-i Kerime indi ve Sevban şereflerin en büyüğü ile şereflendi.
Ashab’dan Zeyd’de Rasûlullah (sav)’i pek çok severdi. Aklından bir an olsun Peygamberimiz (sav)’i çıkartmazdı. Bir gün bahçede çalışırken Efendimiz’in vefat haberi geldi. Zeyd bu haberi alır almaz ellerini semaya kaldırarak: “Ya Rab gözlerimin nurunu al taki bundan sonra kimseyi görmesinler,” diye dua etti. Duası o saniyede kabul olarak gözleri görmez hale geldi.
Yine Ashab’dan olan diğer bir Zeyd vardı. Bu zat Mekke müşriklerinin eline düşmüş ve idam edilmek üzere şehir dışına çıkarılmış idi. Bu sırada Ebu Süfyan gelip: “Ey Zeyd Allah için doğrusunu söyle şimdi senin yerinde Muhammed’in olması şartıyla çoluk çocuğunun yanında bulunmayı teklif etseler, kabul ederdin değil mi,” diye sordu. Zeyd şöyle cevap verdi:
“Ey Ebu Süfyan beni aileme geri gönderseniz ve bu sebeple Rasûlullah (sav)’e bir diken batırılmasını şart koşsanız, buna bile razı olmam.”
Ebu Süfyan bu cevap üzerine heyecanlanarak:
“Ben bütün hayatımda Ashab’ının Muhammed’i sevdiği kadar hiçbir kimsenin birbirini sevdiğini görmedim,” itirafında bulunmuştur.
KÜÇÜK ODUN TUTUŞMADAN BÜYÜK ODUN TUTUŞMAZ
Mâlik bin Dînâr hazretleri bir hâtırasını şöyle anlatır:
"Bir gün toprakla oynayıp bâzan gülen bâzan ağlayan bir çocuğa rastladım. Önce çocuğa selâm vermek istedim. 
Fakat kibirden selâm vermedim.
Hemen nefsime; "Ey nefis! Peygamber efendimiz büyüklere de küçüklere de selâm verirdi." diyerek çocuğa selâm verdim.
Çocuk "Ve aleyküm selâm, ey Mâlik bin Dinar!" diye cevap verdi. 
Hayret içinde kalarak çocuğa; "Sen beni hiç görmediğin halde nasıl tanıdın?" diye sordum.
Çocuk; "Ruhlar âleminde benim ruhumla senin ruhun karşılaştı. 
Orada bizi Allahü teâlâ karşılaştırdı." dedi.
Çocuğa; "Akıl ile nefis arasında ne fark var?" diye sorunca,
çocuk; "Nefsin seni selâmdan men etti. Aklın ise seni selâm vermeye teşvik etti." diye cevap verdi.
"Sen neden toprakla oynuyorsun?" diye sordum.
Çocuk; "Topraktan yaratıldık, yine toprağa karışacağız." dedi.
Ben yine; "Seni bâzan ağlarken, bâzan gülerken görüyorum.
Sebebi nedir?" diye sordum. "Rabbimin azap edeceğini hatırladığım zaman ağlıyorum. Rahmetini hatırladığım zamansa tebessüm ediyorum." dedi.
"Ey oğul! Senin hangi günahın var ki ağlıyorsun?" diye sorunca,
Çocuk; "Ey Mâlik! Böyle söyleme. Zira ben, anam ateş yakarken, küçük odun olmadan, büyüklerin tutuşmadığını gördüm." diye cevap verdi."

Yazarın Diğer Yazıları