Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

~YIRTIK ELBİSE'NİN HAYRI~
-"Hadi oğul inat etme artık"
-"Olur mu ana. Nasıl giderim bu elbiseyle geziye? Baksana yırtılmış"
-"İsyan etme oğul. Fakirim deyip üzüldüğün. Yırtık dediğin elbise dahi insana neler katar. Belki de güzel bir elbiseden daha fazla hayrı vardır sana. Rabbim onun için bunu nasip etmiştir sana ne bilirsin? “Onca nasihatten sonra avucunu elbisesinin yırtık kısmına kapatarak ve bir o kadarda söylenerek çıktı evden delikanlı. Yolda hep fakirliği ve güzel bir elbiseye sahip olamamanın acısını düşündü ve hissetti küçük yüreğinde. Arkadaşlarının yanına vardığında, gezi için çoktan hazırlanmış olduklarını ve servisin önünde beklediklerini görmüştü. Utanarak yanlarına gittiğinde korktuğu başına gelmişti işte. Arkadaşlarından şımarıkça olanları yırtık elbisesini gördüklerinde onunla dalga geçmişler ve bir hayli canını yakmışlardı. Ne yapacağını bilememişti çocuk. Arkasını dönüp gitmek istese de onunda yapamamıştı. Sonra öğretmenleri kafileye seslenip araca binmeleri gerektiğini söylediğinde ise yüzü kıpkırmızı olduğu halde herkesin en arkasında araca yönelmişti. Tam ayağını aracın merdivenine attığında ise elbisesinin yırtık tarafı kapı koluna takılmıştı. Biranda kendini ileri attığında ise yırtık daha büyümüştü tiz bir sesle beraber an daha fazla utanmış ve artık geziye gidemeyeceğini anlamıştı. Canı daha fazla sıkılmış araçtan inip koşarak eve doğru yönelmişti. Gün boyu annesi ne dediyse oğlunun kırgınlığını giderememişti. Akşamına ise bir haber duyulmuştu köyde. Geziye giden araç Belli bayır civarlarında kaza yapmıştı duyduğuna göre. Hemen bisikletini alıp olay yerine gitmişti heyecanla köyden çıkıp. Arkadaşlarının akıbetini merak ederken öyle korkmuştuk bir taraftan. Olay yerine vardığında, toplanan kalabalığın arasına dalıp olanı biteni öğrenmiş ve kimsenin canına bir zarar gelmediğini öğrendiğinde şükürler etmişti. Tam o anda ise yan yatmış aracın bir camına ucu sivri bir kayanın denk geldiğini görmüştü çocuk. Dikkat edip baktığında ise "21"numaralı koltuğa denk geldiğini görmüştü kayanın an ise tüyleri diken diken olmuştu. Çünkü o koltuk kendisine aitti ve yırtık elbisesi yüzünden araca binememiş beklide bu sebeple hayatı kurtulmuştu. (alıntı)
HER ŞEYE EHEMMİYET VERMEYECEKSİN
Adamın biri Musa Aleyhisselâm’a:
-Ya Musa, ben bütün hayvanların dilinden anlamak istiyorum. Tur’u Sina’ya gittiğin zaman Allah’tan iste de benim duamı kabul etsin, diyordu.
Musa Peygamber:
-Her şeyi bilmek iyi olmaz. Senin hayvanların dilinden anlamaman daha iyidir. Bu sevdadan vazgeç, dediyse de, adam illâ öğrenmek istiyordu.
Bir gün Musa Aleyhisselâm Tur’a çıktığı zaman Cenab-ı Allah Musa Aleyhisselâm’a:
"-Ya Musa! O kulumun duasını kabul ettim, bundan sonra bütün hayvanların dilinden anlayacak. Yalnız her şeye ehemmiyet vermesin, sonra onun için iyi olmaz." buyurmuştu.
Musa Aleyhisselâm, Tur’u Sina’dan geldikten sonra durumu bildirip her şeyle fazla ilgilenmemesini söyledi. Kendisine salahiyet verilen adam, akşam ahıra hayvanlarını yemlemeye girmişti. Orada eşekle öküzün konuşmalarına şahit oldu.

Yazarın Diğer Yazıları