REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
ALLAH-U ZÜLCELAL’İN KULLARINA ‘LEBBEYK’ DEMESİ
Musa aleyhisselam bir gün: Ya Rabbi! Ya Rabbi! Diye diye seslendi. Allah-u Zülcelal:
Lebbeyk! Ya Musa! Diye cevap verdi. (Lebbeyk; “Buyur, ben daima senin emrine hazırım’ manasındadır.) Musa aleyhisselam buna çok şaşırdı ve:
Ya Rabbi! Ben benim, sen ise kudret ve azamet sahibi olan Allah-u Zülcelal’sin. Böyle olduğu halde bana ‘Lebbeyk!’ diyorsun. Allah-u Zülcelal, Musa aleyhisselama hitaben şöyle buyurdu:
Ya Musa! Ben, nefsim üzerine yemin ettim. Kullarımdan her kim ‘Ya Rabbi!’ diyerek, Beni rububiyetle anarsa, Beni kendine “Rabb kabul eder, kendisini de benim karşımda kul olarak görürse ben onlara “Lebbeyk! ’ diye cevap vereceğim.
(İşte, biz bu zayıflığımızla, “Ya Rabbi!’ dediğimiz zaman, O Kudret ve Azamet sahibi olan Allah-u Zülcelal, ‘Lebbeyk!’ diye cevap veriyor.) Bunun üzerine, Musa aleyhisselam Şöyle sordu:
Ya Rabbi! Bu her kuluna karşı böyle midir yoksa sadece bana karşı mı böyle cevap veriyorsun? Ve yahut da sadece ibadet sahiplerine mi böyle diyorsun? Allah-u Zülcelal buyurdu ki:
Hayır, Ya Musa! Günahkarlara da böyle karşılık veriyorum, Musa aleyhisselam yine:
Ya Rabbi! Taat ve ibadet yapanlara bu ibadetlerinden dolayı, ‘Lebbeyk!’ diyorsun. Peki, günahkâr olan kullarına niçin “Lebbeyk diyorsun? Diye sordu. Allah-u Zülcelal şöyle buyurdu:
Ya Musa! Ben, taat ve ibadet yapanların yaptıkları ibadetlerinden dolayı “Lebbeyk! ’ der, fakat günahkâr olanlara “Lebbeyk demezsem, o zaman benim keremim (cömertçe affım) nerede kaldı? (alıntı)
MERMER YONTUCUSU
Bir zamanlar dağda, kızgın güneşin altında, mermer taşlarını yontmaktan bezmiş bir mermer yontucusu varmış…
“Bu hayattan bıktım artık. Yontmak!.. Devamlı mermer yontmak…Öldüm artık!..
Üstelik bir de bu güneş, hep bu yakıcı güneş! AH! Onun yerinde olmayı ne kadar çok isterdim, orada yükseklerde her şeye hakim olacaktım, ışınlarımla etrafı aydınlatacaktım.” diye söylenip durur yontucu…
Bir mucize eseri olarak dileği kabul olunur ve yontucu o an güneş olur.
Dileği kabul edildiği için çok mutludur. Fakat tam ışınlarını etrafa yaymaya hazırlandığı sırada ışınlarının bulutlar tarafından engellendiğini fark eder.
– “Basit bulutlar benim ışınlarımı kesecek kadar kuvvetli olduklarına göre benim güneş olmam neye yarar! diye isyan eder. Mademki bulutlar güneşten daha kudretli bulut olmayı tercih ederim.’
O zaman hemen bulut olur. Dünyanın üzerinde uçuşmaya başlar, oradan oraya koşuşur, yağmur yağdırır fakat birdenbire rüzgar çıkar ve bulutları dağıtır…
– “Ah, rüzgar geldi ve beni dağıttı, demek ki en kuvvetlisi o öyleyse ben rüzgar olmak istiyorum. Diye karar verir…
Ve dünyanın üzerinde eser durur, fırtınalar estirir, tayfunlar meydana getirir. Fakat birdenbire önünde kocaman bir duvarın ona mani olduğunu görür. Çok yüksek ve çok sağlam bir duvar. Bu bir dağdır…
– ”Basit bir dağ beni durdurmaya yettiğine göre benim rüzgar olmam neye yarar.” der. O zaman dağ olur.
Ve o anda bir şeyin ona durmadan vurduğunu hisseder. Kendinden daha güçlü olan şey, onu içinden oyan bir mermer yontucusudur..