Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

Bu sözleri dedi, sonra da üzgün üzgün yoluna devam edip hastaneden çıktı!...
Müteahhit Hacı da şaşırıp kalmıştı. Dedi Muhammed’e:
– Çok ilginç! Madem senin tedavinden memnun ve oğlu da iyileşmeye başlamış, peki neden tedaviye devam etmedi?
Muhammed cevapta dedi ki:
– Evet, ben de bunun üzerinde çok düşündüm. Sonunda yönetime gidip bilgi almaya karar verdim. Çocuğun babasının işten atıldığını ve tedavi masraflarını karşılayacak gücünün kalmadığını öğrendim.
Müteahhidin de bu duruma üzüldüğü her hâlinden belliydi; içten bir ah çekti ve merakını gidermek maksadıyla şöyle dedi:
– Allah yardımcıları olsun, gerçekten çok zor bir durum! Kadıncağız ne yaptı acaba?
Muhammed şöyle cevap verdi:
– Dayanamayıp müdürün yanına koştum ve ondan, çocuğun tedavi masraflarının hastane tarafından karşılanmasını istedim. Ancak müdür, “Asla! Böyle bir şeyin mümkünatı yok! Burası özel bir kurumdur Muhammed, hayır kurumu değil ki.” diyerek yardım etmeye yanaşmadı.
Üzgün bir hâlde müdürün odasından çıktım. Ancak çaresiz kadının perişan hâli bir an olsun gözümün önünden gitmiyordu...
Derken elim bir anda, hac paralarının bulunduğu cebime gitti. Donup kaldım yerimde. Aklıma bir fikir gelmişti çünkü...
Başımı göğe kaldırıp şöyle dedim:
– Ey Allah’ım! Sen ben kalbimde olanı, hacca gitmeyi ve Peygamberinin mescidini ziyaret etmeyi ne kadar sevdiğimi, istediğimi biliyorsun. Bu arzuma ulaşmak için de bir ömür çalışıp çabaladım. Fakat ben bu çaresiz kadını ve hasta oğlunu kendi isteğime tercih ediyorum. Lütfunu benden esirgeme!
Ardından muhasebe sorumlusuna gittim ve felçli çocuğun altı aylık masrafını karşılayan hac parasının hepsini masanın üzerine koydum. Ayrıca kadına da hastanenin, bu gibi durumlar için ayrılan bir bütçesinin olduğunun söylenmesini, benim verdiğimin söylenmemesini rica ettim ondan...
Müteahhidin gözleri dolmuş, baya duygulanmıştı. Dedi Muhammed’e:
– Aferin sana! Çok iyi bir iş yapmışsın. Allah senin gibi insanların sayısını artırsın!
Ardın Muhammed’e sordu:
– Peki sen tüm paranı onlara bağışlamamış mıydın? O zaman şimdi nasıl oluyor da hacdan dönüyorsun?
Muhammed şöyle cevap verdi:
– Aynı günün akşamı, kaçırdığım hac fırsatının üzüntüsüyle eve geldim. Üzgün olmama rağmen içimde çok güzel bir duygu vardı ve mutluydum. Çünkü bir annenin ve hasta oğlunun sıkıntısını gidermiştim. Bir süre sonra gözyaşları içinde yatağa uzanıp uyudum ve bir rüya gördüm. Rüyada Kâbe’yi tavaf ettiğimi, oradaki insanların da bana selam verip, “Haccın kabul olsun Hacı Muhammed! Yeryüzünde hac yapmadan önce gökyüzünde hac yaptın. Ne mutlu sana! Bize de dua et.” dediklerini gördüm.
Uyandığımda çok farklı bir his içindeydim. Allah’a şükredip takdirine razı olduğumu dile getirdim. Henüz uyanmıştım ki telefonum çaldı. Hastane başhekimiydi arayan:

Yazarın Diğer Yazıları