Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh
Allah hiçbir kuluna taşıyamayacağı şey yüklemez. Yüklerse de taşıyan sen değilsin. Sen sen oldukça, ben taşıyorum ben yapıyorum ben ediyorum.. ben ben ben.. dedikçe elbette taşıyamayacağın zannına kapılırsın. Yorgunluk hissedersin kaçmak kurtulmak istersin ki bu da senin yüzündendir.
Allah arşı yaratıp onu taşımaları için melekler görevlendirdi. Meleklere çok zor geldi. Yük altında eziliyorlardı. Takatleri kalmamıştı. Allaha dua ettiler. Onlara "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” zikri telkin edildi. Böylece artık hiçbir sıkıntı çekmediler, hiçbir zorluk hissetmediler.
Bu zikirden maksat şu gerçeği anlamamız içindir:
Mutlak aczimizi mutlak fakirimizi idrak edip iyice anlamak ve yaptığımız hiçbir işte kendi gücümüzün kudretimizin zerre kadar payı olmadığını, bütün imkânın bütün kuvvetin bütün enerjinin bütün isteğin sadece ve sadece Allah’ın mümkün kılmasıyla olduğunu anlamak ve o salim kalp ile Allah’a teslim olmak O’na sıkı sıkı sığınmak gerektiği içindir.
Bu dünyada bedenin hayır işleri ile yorgun düştükçe ruhundan kuvvet bulursun. Canın safileşir. Kalbin nurlanır. Uykun hafifler. Ne zaman ki sen "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” sözünün hakikatini idrak eder (hakkıyla anlar) ve kesinkes buna inanırsan o zaman yaptığın zor görünen hayır çalışmaları seni hiç yormayacaktır sana hiç bıkkınlık vermeyecektir.
Hiçbir hayır işinde üşenme. Üşenme gelirse "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” demeye devam et, gafleti üzerinden at. Çünkü gerçekte yapan sen değilsindir.
"Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâh” zikri nasıl yapılmalıdır:
Akşam namazlarından sonra anlamını düşünerek 33 defa tekrarlanmalı. Acele etmemeli, ne zaman bitecek diye düşünmemeli. Bunun dışında, günlük hayatınızda her neye üşenirseniz, ne size zor gelirse derhal bu zikri kalbinizden şuurluca tekrarlayın. Bir defa da olabilir birkaç defa da olabilir. Önemli olan "hiçbir işte kendi gücünüzün zerre kadar payının olmadığını, bütün imkânın bütün kuvvetin bütün enerjinin bütün isteğin sadece ve sadece Allah’ın dilemesiyle mümkün olduğunu” hatırlamanız ve inanmanızdır: Böylece içiniz ferahlar, hafiflersiniz, yapmanız gereken işi seve seve yaparsınız. Kendi çalışmanızı değil, adeta Allah’ın yaptıklarını seyrediyor gibi olursunuz, sanki bir kenardan seyrediyorsunuzdur. Bu güzelliği anlamayı Allah cümlemize nasip etsin. Âmin. Kaç defa yaparsanız, her üçüncüde veya her 11’incide veya 33’üncüde ya da her 100’üncüde sonuna "aliyyil azîm” ekleyin. Şu şekilde: "Lâ havle ve lâ kuvvete illâ billâhil-aliyyil-azîm” Bir insanın başkalarına zararı olmayan kişisel bir günah içinde bulunması, o kişinin Allah’ın diğer kullarının gıybetini yapmasından, onları küçümseyici laflar etmesinden daha çirkin  olabilir mi? Elbette kul hakkına girmek kadar ve kibir sahibi olmak kadar zararlı değil  gibi  görünür ama bunlar da dolaylı olarak kişinin kendisini başkaları için hayırlı işler yapmasından engeller.
İyi düşünün. Belki de kurtulamadığınız günahlarınız, kendinizi hep o günahların içinde bulmanız diğer büyük günahlardan korunmanız için bir ilaçtır. Bu durumunuz, aslında siz iman sahibi olduğunuz için sizin bilinçaltınızın kullandığı bir savunma mekanizmasıdır. Elbette yanlıştır, zararlıdır, israftır. Allah israf edenleri sevmez. Vakit israfı, enerji israfı,  ömür israfı.

Yazarın Diğer Yazıları