REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
PEYGAMBERİMİZİN CÖMERTLİĞİ!
Şu misal, Allah Resul’ünün cömertliğini ne güzel sergilemektedir: “Küçük bir çocuk Resûlullâh’ın huzuruna geldi. Annesinin bir gömlek istediğini arz etti. O sırada Resûlullâh’ın sırtındakinden başka gömleği yoktu. Çocuğa başka bir zaman gelmesini söyledi. Çocuk gitti. Tekrar gelip, annesinin Hazret-i Peygamber’in sırtındaki gömleği istediğini söyledi. Allah Resûlü de Hücre-i Saâdet’e girdi ve sırtındaki gömleği çıkarıp çocuğa uzattı. O sırada Bilâl (r.a.) ezan okuyordu. Fakat Resûlullah, sırtına alacak bir şey bulamadığı için cemaate çıkamadı. Ashabın bir kısmı, merak edip Hücre-i Saâdet’e girdiler ve Resûlullâh’ı gömleksiz olarak buldular.” (Vâhidî, s. 294-295) Hazret-i Peygamber, kendisini bir infak memuru olarak vasıflandırır, her şeyin asıl sahibinin Allah olduğunu ifâde ederdi. Kureyş müşriklerinin ileri gelenlerinden Safvan bin Ümeyye, Müslüman olmadığı hâlde Huneyn ve Tâif gazâlarında, Resûl-i Ekrem Efendimiz ’in yanında bulunmuştu. Crane’de toplanan ganimet mallarını gezerken Safvan’ın buradaki sürülerin bir kısmına büyük bir hayranlık içinde baktığını gören Efendimiz:
“–Pek mi hoşuna gitti?” diye sordu. “Evet.” cevabını alınca da:
“–Al hepsi senin olsun!” buyurdu. Bunun üzerine Safvan kendisini tutamayarak:
“–Peygamber kalbinden başka hiçbir kalp bu derece cömert olamaz.” diyerek şehadet getirdi ve Müslüman oldu. (Vâkıdî, II, 854-855) Kabilesine dönünce de:
“–Ey kavmim! (Koşun,) Müslüman olun! Çünkü Muhammed, fakirlik ve ihtiyaç korkusu duymadan çok büyük ikram ve ihsanlarda bulunuyor.” dedi. (Müslim, Fedâil, 57-58; Ahmed, III, 107-108) Yine birisi geldi. Hazret-i Peygamber’den bir şey istedi. Peygamber Efendimiz ‘in o an ona verecek hiçbir şeyi yoktu. O kişiye, borçlanmasını ve kendisinin o borcu ödeyeceğini taahhüt etti.
CENNETE YAKIN CEHENNEME UZAK İNSAN!
Ceddi İbrâhim (a.s.) gibi hiçbir yemeği misafirsiz, yalnız başına yemezlerdi. Vefât edenlerin borçlarını ödettirir veya öderdi. Ödenmeden cenâze namazlarını kılmazlardı. Bir hadîs-i şerîfte: “Cömert insan, Allah’a, cennete ve insanlara yakın; cehennem ateşine uzaktır. Cimri ise, Allâh’a, cennete ve insanlara uzak; cehennem ateşine yakındır!” buyurmuşlardır. (Tirmizî, Birr, 40/1961)
MÜMİNDE ASLA BULUNMAYAN İKİ ÖZELLİK!
Diğer bir Hadis-i şerifte de şöyle buyurmuşlardır: “Gerçek müminde şu iki haslet asla bulunmaz: Cimrilik ve kötü huy!..” (Tirmizî, Birr, 41/1962) Kendisine düşen bir ganimet hissesini dağıtıncaya kadar huzur ve sükûna ermezlerdi. Ebû Saîd (r.a.) şöyle der: “Ensâr’dan ihtiyaç sahibi bazı insanlar Resûlullah’tan bir şeyler isterlerdi. O da yanındaki mallar bitene kadar her isteyene ihtiyacını verirdi. Yanındaki her şeyi kendi elleriyle infak edip bitirince de şöyle buyururdu: «Yanımda olan bir şeyi sizden kesinlikle gizlemem! Kim iffetli olmak isterse Allah onu iffetli kılar. Kim sabretmek isterse Allah ona sabrı kolaylaştırır. Kim müstağni olmak isterse Allah onu müstağni kılar, kendisine gönül zenginliği lütfeder. Size sabırdan daha hayırlı ve daha faydalı bir şey ihsân edilmemiştir.»” (Buhârî, Rikâk, 20)
(Kaynak: Osman Nuri Topbaş, Rahmet Peygamberi, Erkam Yayınları)