Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

HAZRETİ EBUBEKİR’İN (RA) HELAL LOKMA HASSASİYETİ
Ebubekir Sıddîk -radıyallâhu anh-’ın bir kölesi vardı. Bu köle kazancının belli bir kısmını ona verir, o da bundan yerdi. Yine bir gün köle, kazandığı bir şeyi getirdi. Hazret-i Ebubekir de ondan bir lokma aldı. Bunun üzerine köle: “–Her akşam bana kazancımın mahiyetini sorardın, bu akşam sormadın.” dedi. Hazret-i Ebubekir -radıyallâhu anh-: “–Çok açtım, sormayı unuttum, peki söyle bakalım nasıl kazandın?” diyerek açıklamasını istedi.
Köle: “–Falcılıktan anlamadığım hâlde cahiliye devrinde falcılık yaparak bir adamı aldatmıştım. Bugün onunla karşılaştık. Adam o yaptığım işe karşılık size ikram ettiğim bu yiyeceği verdi.” deyince Hazret-i Ebubekir -radıyallâhu anh-, derhâl parmağını boğazına götürüp (bütün eziyetine rağmen) yediklerinin hepsini çıkardı ve:
“–Yazıklar olsun sana! Neredeyse beni helâk ediyordun!” dedi. Kendisine:
“–Bir lokma için bu kadar eziyete değer miydi?” diyenlere de şu cevabı verdi:
“–Canımın çıkacağını bilseydim, yine de o lokmayı çıkarırdım. Zira Rasûlullah -sallâllâhu aleyhi ve sellem-: «Haramla beslenen vücudun müstahak olduğu yer, cehennemdir!» buyurdular.”
Bu hâdise üzerine şu âyet-i kerîmeler nâzil oldu:
“Kim Rabbinin makamında durup hesap vermekten korkar da nefsini hevâ ve heveslerden alıkoyarsa, şüphesiz onun varacağı yer cennettir.” (en-Nâziât, 40-41)
YEŞİL KUBBE VE YANINDAKİ KÜÇÜK  KUBBE. 
Neccaroğulları'ndan Sehl ve Suheyl’in nasibi…Peygamber, devesi yapılacak olan Mescid’i Nebevi mahalline oturunca, tarlanın sahibi olan Neccaroğulları’ndan Sehl ve Suheyl bir dinar dahi kabul etmeksizin Efendimiz s.a.s.’e ve Sahabe-i Kiram’a bu arsayı hediye etmek istemişlerdi. Lakin kimsenin hakkını yerde bırakmayan Efendiler Efendisi s.a.s. Sehl ve Suheyl’nin hakkını, Hazreti Ebubekir Efendilerimizle beraber dinar ile ödemişlerdi. Şimdilerde biz de Medine-i Münevvere’ye gittiğimizde ilk uğrak mekânımız da Mescid-i Nebevi’de Fahri Kâinat Efendimiz s.a.s.’in yanı başı oluyor. Medine-i Münevvere’ye geliyorsanız sahiden de sizin en kaliteli rehberlerle, hocalarla bu beldeleri tanımanız daha sağlıklı olacaktır. Tabii bunun yanı sıra sizlerin de oldukça donanımlı bilgilerle mübarek topraklara gelmeniz; feyizli atmosferin içine çok çabuk dâhil olmanıza vesile olacaktır. 
Yeşil Kubbe üzerinde minik Kubbe’nin hikmeti?
Peygamber Efendimiz s.a.s. Efendimizin kabr-i saadetlerinin bulunduğu kısmın üzerine ilk kubbeyi Memluk Sultanı Kalavun yaptırmıştır. Emir büyük yerden gelince kubbe inşası için vira bismillah denilmiş. Lakin ferasetli ecdadımız, Nebiler Nebisi’nin kabr-i şerifinin üzerinde bu kubbeyi nasıl inşa edeceklerini günlerce düşünmüşler. “Biz nasıl olur da Efendimiz s.a.s.’in üzerinde çalışabiliriz; bu çalışmamız Ona s.a.s. ve halifelerine karşı saygısızlık olur” diyerek, düşünmüş, düşünmüşlerdir. Nihayet aralarında anlaşarak, “madem bu kubbe illa ki inşa edilecek, o zaman her bir inşaat malzemesinin adını değiştirerek kubbeyi inşa edene dek, tek bir dünya kelamı konuşmamaya yemin edelim demişlerdir. Çivinin adı: Allah-u Ekber, çekicin adı: Sübhanallah, tahtanın adı: Sallallahu ala seyyidina Muhammed, çamurun, liflerin her birinin adını Allah’a ve Peygamberine ait övgü sözleri ile eşleştirmişlerdir.
Bu ne güzel bir incelik, zarifliktir; Ya Rabbim! Hicrî 9. asrın sonlarına doğru ise Sultan Kayıtbay, yıpranan Kubbeyi inşa ettirmek istemiş. Bu kez bir ferasetli düşünce de Kayıtbay Sultanımızdan gelmiş ve Peygamber Efendimiz  s.a.s.’in kabri-i şerifi ile sema arasındaki bağı kubbeyle kesmemek adına, kabr-i saadetlerinin üzerine minik bir kubbe daha yaptırmıştır. Bu kubbe oldukça büyük genişliktedir ve güvercinlerin girmemesi için çok ince bir telle kapatılmıştır. Bu açıklığın sayesinde Efendimiz s.a.s.’in kabr-i şerifine; kara gecenin yıldız ve dolunay ışığı, bereketiyle yağan yağmurun damlaları, kavurucu güneşin sıcaklığı ve hasretle esip savrulan rüzgârın esintileri ve seher vaktinin melekleri girip Efendimiz s.a.s.’e ulaşmaktadır. Şimdilerde ise sık sık Medine-i Münevvere’nin ikindi yağmurları Hücre-i Saadet’i şenlendirmektedir. Beyaz mermerler üzerinde ayaklarınızın yanıp, başınızın ıslanabilmesi duası ile…

Yazarın Diğer Yazıları