Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

Yahudi daha İslamiyet’in nasıl bir din olduğunu bilmiyordu. Medine'ye vardı. Halife'yi sordu, bahçede olduğunu söylediler. Gitti Bahçeyi buldu. Baktı ki, orada bir adam çalışıyor Yanına yaklaşıp: 
-Ben Halife Ömer'le görüşmek istiyorum, dedi. 
Ona göre hükümdarın tarlada ne işi vardı. Karşısındaki: 
-Derdini anlat! Ömer benim, dedi. 
Yahudi derdini anlatıp, bir çare bulunmasını söyleyince Hazreti Ömer, öfkeli bir şekilde , bir kemiğin üzerine bir şeyler yazıp adamın eline verdi: 
-Götür bunu valiye ver, dedi. 
Yahudi bu yazışmadan pek bir şey anlamamıştı. Bundan bir şey çıkmaz, diyordu kendi kendine... 
Mısır'a gelip kemiği Sa'd ibni Ebi Vakkas'a verince, vali çok korkmuştu. Hemen evi eskisinden daha güzel bir şekilde tamir etti ve Yahudi’ye verdi. Hem de memnun etmek için bir miktar yardımda bulundu. Hazreti Ömer'in gönderdiği kemiğin üzerinde sadece şu iki kelime yazılı idi: 
-Ben Nuşirevan'dan daha adilim!... Gönül isterdi ki, şahsi kırgınlıkları ve küskünlükleri bir tarafa bırakıp, ülkemizin ve İslam dünyasının selameti, birlik ve beraberliği adına Sahabe-i Kiram anlayışı ile (kendileri zaruret içinde bulunsalar bile, onları kendi nefislerine tercih ederler, kim nefsinin cimriliğinden, hırsından korunursa işte onlar kurtuluşa erenlerin tâ kendileridir.) Haşr 9 Bu ayet mealinden açıkça anlaşılacağı gibi, maddi, manevi, mevki ve makam hususunda da, kardeşini nefsinin üstünde tutmak, onu kendinden üste çıkarabilmek ve tercih etmek, gerçekten içinde bulunduğumuz şartlarda, çok zor bir iş ve ancak erdemli kişilerin yapabileceği bir davranıştır.
Allah bu güzel hasletleri ve ahlakı cümlemize nasip etsin.

Yazarın Diğer Yazıları