REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
ÜÇTE BİRİNİ DAĞIT
1- Cennetle müjdelenen on sahâbîden biri olan Sa‘d bin Ebî Vakkâs (r.a.) şöyle nakletmiştir: “Vedâ Haccı yılında (Mekke’de) yakalandığım şiddetli bir hastalık esnâsında Rasûlullah (s.a.v.) ziyaretime geldi. O’na:
«–Yâ Rasûlâllah! Gördüğün gibi çok rahatsızım. Ben zengin bir adamım. Bir kızımdan başka mîrasçım da yok. Malımın üçte ikisini sadaka olarak dağıtayım mı?» diye sordum.
Hazret-i Peygamber:
«–Hayır!» dedi.
«–Yarısını dağıtayım mı?» dedim. Yine:
«–Hayır!» dedi.
«–Ya üçte birine ne buyurursun, yâ Rasûlâllah?» diye sordum.
«–Üçte birini dağıt! Hattâ o bile çok. Mîrasçılarını zengin bırakman, onları muhtaç bırakıp da halka avuç açtırmaktan hayırlıdır. Allah rızâsını düşünerek yaptığın harcamalara, hattâ yemek yerken eşinin ağzına verdiğin lokmalara varıncaya kadar hepsinin mükâfatını alacaksın.» buyurdu. (Buhârî, Cenâiz 36, Vesâyâ 2, Nefekāt 1, Merdâ 16, Deavât 43, Ferâiz 6; Müslim, Vasıyyet, 5)
İŞTE DOST BÖYLE OLUR.
İbrahim aleyhisselam ateşe atıldığı zaman, Cenab-ı Hak Cebrail aleyhisselamı gönderdi. (Kulum İbrahim’in bir ihtiyacı var mı, bir öğren!) buyurdu. Cebrail aleyhisselam İbrahim aleyhisselam ateşe atılırken, havadayken ona dedi ki:
− Yâ İbrahim, bir ihtiyacın var mı?
− Elbette var.
− Ne istiyorsun?
− Rabbimin sevgisini istiyorum.
− Yâ İbrahim, bak ateşe gidiyorsun, derdine çare iste!
− Ateşi yakan O, beni gönderen O, beni yaşatan O. Yakmak isterse yakar, yakmak istemezse yakmaz. Bana Rabbim yeter. O beni görüyor, derdimi biliyor. Senden bir isteğim yok.
Allahü teâlâ, (Kulumu nasıl buldun?) diye sorunca, Cebrail aleyhisselam, (Ya Rabbi bu Halil’inin, bu dostunun gözü, senden başkasını görmüyor. İşte dost böyle olur) dedi. Cenab-ı Hak, (Şimdi sen, orayı serin, güllük gülistanlık yap, oradan soğuk pınarlar akıt) buyurdu. Cebrail aleyhisselam emredildiği gibi yaptı. İbrahim aleyhisselam indi, (Ben nereye geldim, ateş yok) dedi. O kadar büyük ateş ki, herkes kül olur diye bekliyordu. Yani ateş sönecek de küllerini bulacaklardı. Ateş bitti. İbrahim aleyhisselamı gül bahçesi içinde görünce şaşırdılar, bununla başa çıkılmaz dediler.
İbrahim aleyhisselam ateşe atılırken, ("Hasbunallah ve ni'me'l-vekîl" Allah bana yeter, O ne güzel vekildir). demişti Her işinde, onun gibi sadece Allahü teâlâya güvenen, dünyada ve âhirette huzura, saadete kavuşur.
ETTEHİYYATÜ DUASININ MUHTEŞEM SIRRI
Namaz kılarken her gün defalarca okuduğumuz ‘Ettehiyyatü’nün güzelliğini anlayın, üzerinde düşünün. Kalbiniz rahatlayacak. Huzur bulacaksınız. Miraç’ta, Peygamber Efendimizin ALLAH‘ın (cc) huzurunda konuşmaların başlangıcını oluşturan bu sözlerin önemini
ve güzelliğini bilmek gerekir. OKUYUN Ettehiyyatü’deki muhteşem güzelliği görün. Ettehiyyatüyü sadece namazlarda değil, teselliye ihtiyacınız olduğu zamanlarda da okuyun. Kendinizi yalnız hissettiğinizde, dertlerinizi unutmak istediğinizde, yatarken uykunuz kaçtığında okuyun. Peygamber efendimiz miracda yüce Yaradan’a şunu söylemişti: Ettehiyyatü lillâhi vassalevâtü vattayyibât. Hayat sahibi varlıkların hayatlarıyla sundukları ibadetler, dualar ve bütün güzel söz ve davranışlar ALLAH’a mahsustur. Ve ALLAH’tan(cc) ona Selâm: Esselâmu aleyke eyyühennebiyyu ve rahmetillâhi ve berakâtuhu. Ey nebî, Selâm, ALLAHın rahmeti ve bereketleri senin üzerine olsun. Peygamber efendimiz de şu şekilde karşılık vermişti: Esselâmu aleynâ ve alâ ibâdillâhissâlihîn. Selâm bize ve ALLAHın salih kullarının üzerine olsun. Bu konuşmaya tanık olan Cebrail aleyhisselam Kelime-i şehadet getiriyor: Eşhedü en lâ ilâhe illALLAH ve eşhedü enne Muhammeden abduhu ve rasuluh. Şehadet ederim ki ALLAH‘tan başka ilâh yoktur. Yine şehadet ederim ki Muhammed O’nun kulu ve Resülüdür.