REHBER BİLGİLERİ
Mehmet Bina
KUR’ANI OKUYANLAR KAÇ GRUP.
Hasan Basrî der ki: Bu Kur'an-ı okuyanlar üç sınıftır: Birincisi o kişilerdir ki, Kur'an-ı okurlar ve fakat yaptıkları şey O'nu bir yerden bir yere, pazardan pazara taşımak, ticaret malı gibi satmaktır. İkincisi o kişilerdir ki, Kur'an-ın sadece harfleri ve lafızları üzerinde dururlar ve O'nun çizdiği sınırlara, manalara hiç kulak asmazlar. Bunlar, yemin ederek "ben iyi Kur'an okurum, O'nun hiç bir harfini eksiltmem" der-dururlar. Ki bunları, ancak mezarlıklarda, cer şebekelerinde görürsünüz. Allah'a yemin ederim ki, bunlar kendilerini çok beğenmiş kibirli kişilerdir. Üçüncüsü de o kimselerdir ki, gecesini gündüzünü Kur'an'a ve O'nun hıfzına harcarlar. Arzu ve isteklerini O'nun için terk ederler. O'nun hayat veren ahkâmına teslim olurlar da, haram saydıklarını haram, helal saldıklarını da helal sayarlar. Zaten Allah Celle Teala da, bizi düşmanlarımızdan onların hürmetine korur. Onların yüzü suyu hürmetine bizlere yağmurlar yağdırır. Ancak ne var ki, Kur'an'a karşı davranışı böyle olanlar, Kibrit-i Ahmer'den yani kırmızı altından daha az ve daha kıymetlidirler. (9)
(Prof. Dr. Ali Osman Yüksel, 1990 - Nisan, Sayı: 050, Sayfa: 016)
EBU BEKİR SIDDIK (R.A) EFENDİMİZ!
Hazreti Ebu Bekir Siddîk radı-yallahu anh Yüce Rabbımız tarafından "ikinin ikincisi" ve "Siddîk" lakabiyle anılan büyük insan Habîbinin can yoldaşı, hicrette mağara arkadaşı Nebiler. Rasülullah sallallahu aleyhi ve sellem'ın "İslam'ı kendisine tebliğ ettiğimde ne irkildi ne de tereddüt etti." methiyesine mazhar ilk müslümandır.
Hayatı boyunca sevgili Peygamberimizin sır arkadaşı olmuş, malıyla canıyla, bütün her şeyiyle ona hizmet etmiştir Bütün davranışlarını islam sevgisinde eritmiş, her işin en güzelini yapmağa çalışmıştır O ahlakî ve zihnî meleke üstünlüğü yanında vicdanî bir uyanıklığa ve ferasete sahipti.
Bir gün Rasülullah (s a) mescidde ashabıyla otururlarken Hazreti Ali (r a) gelir Selam verir ve boş bir yer arar, Sevgili Peygamberimiz de, acaba kim yer verecek diye etrafına bakınır Hz Ebu Bekir (r a) bunun farkına varır "Buraya buyur ya Ebel-Haseni "diyerek sür'atle yerinden kalkar Fahr-ı kainat (s a) efendimiz bu davranıştan memnun kalır ve "Ya Eba Bekir! Fazilet ehlinin kıymetini ancak fazilet sahibi bilir." buyururlar...
Ondaki feraset, vicdanî uyanıklık o derecede kemale ermiştir ki nerden ve nasıl elde edildiğini bilmediği bir lokmanın midesine girmesini kendisinin helaki olarak görürdü Bilmeyerek öyle bir lokma girmişse onu canı pahasına dışarı çıkarmağa çalışırdı. Bir gün hizmetçisinin getirdiği yemekten bir lokma almıştı Hizmetçisi "Ne oldu size her gece yemeği nereden getirdiğimi sorar ondan sonra yerdiniz" diye uyarınca Hz Ebu Bekir (r a) 'Eyvah beni buna açlık şevketli bunu nereden getirdin?" der Hizmetçisi 'Cahiliye devrinde tanıdığım bir aile vardı Onları ziyarete gitmiştim Düğünleri varmış Belki yersiniz diye bu yemeği onlar verdiler" der O zaman Sıddîk (r a) "Az kaldı beni helak ediyordun" deyip parmağıyla o lokmayı dışarı çıkarmağa çalıştı Kendisine "Hey Allah'ın rahmetine gark olası, bu eziyetler bir lokma için mi?" denilince 'Eğer o lokma ancak canımla beraber çıksaydı, onu yine çıkarırdım "diyerek lokmalara dikkat konusunda gayret gösterir.
Rasül-ı Ekrem (s a) efendimiz zaman zaman ashabına hayır olarak neler yaptıklarını sorarlardı Birgün sabah namazından sonra "Hanginiz bugün oruçlu olarak sabaha girdi?" diye sordu Cevabını Hz Ebu Bekir (r.a) den aldı Tekrar "Hanginiz bugün bir hastayı ziyaret etti?" "Bugün hanginiz bir sadaka verdi?" buyurdular Hz Ömer (r a) 'Ya Rasülallah Daha henüz sabah namazını kıldık Nasıl bir hastayı ziyaret etmiş, nasıl bir sadaka vermiş olabiliriz diye hayret ifadeleriyle cevap verir, ☘️ Hz Ebu Bekir (r a) ise bu suallere "Ya Resülallah Kardeşim Abdurrahman bin Avf'ın ağır hasta olduğunu söylediler Mescide gelmeden yolumu oradan geçirdim Onun hal ve hatırını sordum ☘️Mescide girdiğimde bir dilenci birşeyler istedi Oğlum Abdurrahmanın oğlunun elinde bir parça ekmek gördüm, onu aldım dilenciye verdim "diye cevaplar, Bunun üzerine Resül-ı Ekrem (s a) efendimiz "Cennetle müjdelerim... Cennetle müjdelerim..." buyururlar, Bunu işiten Hz Ömer (r a) "Ebu Bekir'le giriştiğim her hayırda mutlaka o beni geçmiştir" demekten kendini alamadı Hz Ali (r a) da "O her yarışta daima öndedir" diyerek Hz Ebu Bekir (r a) in fazilet timsali bir rehber olduğunu söylerler,
Sevgilerin kaynağı olan sevgide, Allah ve Rasulü'nün sevgisinde arınan Hz Ebu Bekir Sıddîk (r a) her hayırda önde gitmiştir O yumuşak kalpli hassas yürekli bir zatdı Kur an-ı Kerim okurken gözlerinden yaşlar boşanırdı Herkesçe sevilirdi Çünkü onun insanlara karşı sevgisi sadece dilde kalmazdı Fakire, yetime, kölelere yardımcı olurdu Rabbımızın "O malını, sadece yüceler yücesi Rabbinin rızasını kazanmak için harcar." (Leyi 20) ayetiyle onun cömertliği tasdik edilmişti