Mehmet Bina

REHBER BİLGİLERİ

Mehmet Bina

KİŞİ SEVDİĞİ İLE BERABERDİR
Hazret-İ Peygamber(S.A.V.)'in bir sohbetinde Sevbân (r.a.), Peygamberimiz sav 'a pek derin ve dalgın bakıyordu! Pek ıstıraplı bir hâli vardı!  Öyle ki onun bu hâli,  Fahri-i Kâinat Efendimiz ‘in dikkatini çekti! Merhametle sordular:
"Yâ Sevbân! Nedir bu hâlin?" Sevbân(r.a.), bu iltifat ile daha bir çağıldayan sevdalı gönlüyle şöyle dedi: 'Anam, babam ve bu canım Sana feda olsun Ya Rasûlâllah!  Sen'in hasretin beni öyle yakıp kavurmakta ki, nurundan ayrı geçirdiğim her an, bana bir başka hicran!...Ayrılığın acısı dünyada böyle olursa ya ahirette nice olur!....Orada siz peygamberlerle beraber olacaksınız! Benim ise ne olacağım ve nerede bulunacağım belli değil!  Üstelik Cennet'e giremezsem,  Sizi görmekten tamamen mahrum kalacağım! Bu hâl beni yakıp kavuruyor ey Allah’ın Resulü!
Hazret-i Peygamber (s.a.v.), Sevbân (r.a.) ile birlikte ashabı-ı kiramdan da zaman zaman vaki olan bu ve benzeri  hicranlı sözlere ve ayrıca kıyamete kadar gelecek olan ümmetin muhabbet ve aşk kervanının gönüllerine sürur dolu bir müjde sadedinde 'kişi sevdiği ile beraberdir!' buyurdu. 
Cenâb-ı Hak! Cümlemize Rasûlullah (s.a.v.) Efendimiz ‘in örnek şahsiyetinden hisseler alabilmeyi
nasip eylesin!  O (s.a.v.)'na itaat, hürmet, muhabbet ve bağlılığımıza dair yaşadığımız Takva imtihanında bizleri muvaffak kılsın!  Bizleri Efendimiz ‘in şefaatine nail eylesin! 
O(s.a.v.)'nun hamd sancağı altında haşr olup, Kevser Havuzundan kana kana içebilmeyi cümlemize nasip eylesin!
TÖVBENİN KABULÜ İÇİN SAMİMİYET ŞARTTIR
Zorluk ve meşakkatle karşılaştığımızda,  evvelâ bunun kulluk vazifelerimizdeki kusurlarımız sebebiyle olabileceğini düşünüp derhal tövbe ve istiğfara yönelmemiz icap eder Böyle bir dikkat ve hassasiyet, 
Hak Dostlarının mühim bir kulluk edebidir! 
 Nitekim Fudayl bin Iyâz Hazretleri der ki: "Allah’a itaatte bir kusur ettiğimi,  hizmetçimin ve merkebimin huyunun değişip  (bana itaatsizlik etmeye başlamalarından) anlarım!"
Her amelde olduğu gibi tövbenin kabulü için de ihlâs, yani samimiyet şarttır!  Bunun en büyük alâmeti ise nedamet (pişmanlık) ve gözyaşıdır!  Nitekim Hazret-i Mevlânâ: "Nedamet ateşiyle dolu bir gönülle ve nemli gözlerle dua ve tövbe et!  Zira çiçekler,  Güneşli ve ıslak yerlerde açar!" buyurmuştur. 
Cenab-ı Hak!  Cümlemizi, takva zırhına bürünerek günahlardan el çeken, ihlâs ve muhabbetle
Salih amellere koşan, bilhassa seherlerin feyizli ikliminde tövbe ve istiğfar ile gönüllerini arındıran
arif kullarından eylesin!
GECE SABAHA KADAR NAMAZ KIL, İNŞALLAH BULURSUN
İmam-ı Azam Ebu Hanife'nin zekâsının üstünlüğüne delâlet eden olaylardan biri şudur; Bir kimse bir yerde bir miktar para defnedip sonradan bu malı nereye gömdüğünü unutmuş. Bunu nasıl bulacağını İmam-ı Azam Ebu Hanife Hazretlerine sorunca;
Gece sabaha kadar namaz kıl, inşallah bulursun demiş. Bu tavsiye üzerine o kişi gece namaz kılmaya başlamış ve gecenin dörtte biri olunca parasını nereye gömdüğü hatırına gelmiş. İmam-ı Âzam'dan bunun hikmetini sormuşlar ve şöyle cevap vermiş;
Şeytan aleyhillâne gece sabaha kadar namaz kılmaya rıza göstermez, onu mutlaka bu işten meneder. Bu sebeple hatırına getirir. İmam Âzam'ın zekâsı o derece üstün idi ki, bir şeye bir defa baksa derhal onun keyfiyetine vakıf olurdu.    Kaynak. {Fıkhı Ekber Şerhi & İmam Azam

Yazarın Diğer Yazıları