YA AMELİN YOK DİYE KAPIDAN GERİYE ÇEVRİLİRSEM.
Mehmet Bina
İbrahim Ethem Hazretleri bir gün hamama girmek istemiş. Hamamın sahibine:
‘‘Param yok, hamama girmeme müsaade etmez misiniz?’’ demişti.
Hamamcı parasız hamama girilmez diyerek hamama sokmadı. İbrahim Ethem Hazretleri ısrar etti ise de hamamcı kabul etmedi. Boynu bükük olarak hamamdan ayrılan İbrahim Ethem Hazretleri, öyle yüksek bir sesle bağırdı ki yer gök inledi... Bu sesi duyan halk, ağlamakta olan İbrahim Ethem Hazretleri’nin başına toplanıp:
‘‘Bu kadar feryada hacet yok, hamam parasını biz verelim de ağlama!’’ dediler.
İbrahim Ethem Hazretleri toplanan kalabalığa şöyle seslendi:
‘‘Ey ahali! Siz, benim hamama giremediğim için mi ağladığımı sanıyorsunuz? Ben hamama giremediğim için ağlamıyorum. Ben, dünyada iken parasız hamama bile sokmuyorlar... Ya ahirette de senin cennete girecek bir amelin yok diye kapıdan geri çevrilirsem halim ne olur? Diye ağlıyorum... Çünkü Salih ameli olup oraya girmeyi hak etmeyenleri içeri sokmayacaklar’’ buyurdu.
SIRF ALLAH RIZASI İÇİN VER.
Adamın biri mahalle bakkalına girer ve elma ile muzun fiyatını sorar.
Bakkal der ki:
– Muz sekiz lira, elma da altı lira...
Tam o sırada bakkalın tanıdığı aynı mahalleden bir bayan içeri girer, o da elma ve muzun fiyatını sorar.
Bakkal der ki:
– Muz üç lira, elma da iki lira... Kadın, *Elhamdülillah* ” der ve birer kilo meyve alır...
Bakkalın yaptığını şaşkınlık içinde izleyen adam öfkelenir ve bakkalla tartışıp kavga etmek ister.
Ancak bakkal göz işaretiyle az sabretmesini ve kadın gidinceye kadar beklemesini söyler...
Bakkal meyveleri kadına verir ve kadın sevinç içinde der ki:
– *Allah’a şükürler olsun* ki çocuklarım meyve yiyecekler.
Ardından da çıkıp evinin yolunu tutar... Her ikisi kadının Allah'a nasıl şükrettiğini gördüler...
Sonra bakkal, müşteriye döner ve şöyle der:
– Allah'a andolsun ki, ben seni aldatmadım ve meyvelerin gerçek fiyatını söyledim sana.
Ancak bu kadının dört yetim çocuğu var, kimseden de yardım almıyor, geçimini az geliriyle sağlamaya çalışıyor. Ne zaman kendisine, "Bakkaldan istediğin ne varsa bedava alabilirsin." dediğimde rahatsız oluyor. İşte ben de ona yardımcı olmak ve az da olsa sevap işlemek için ucuz fiyatlar veriyorum. Ben Allah ile bir muameleye girişmişim ve O'nun rızasını kazanmak istiyorum... Gördüğün bu kadın haftada bir gün buraya gelir ve Allah'a andolsun ki, benden gelip bir şeyler aldığı her seferinde ben o gün daha çok kâr ediyorum ve nasıl olduğunu, paraların bana nereden geldiğini de bir türlü bilemiyorum; o günkü kazancımdan bereket yağıyor yemin ederim...
Bakkalın dediklerini duyan müşteri gözyaşlarını tutamadı, bakkala sarılıp yaptığı bu güzel işten dolayı alnını öptü...
Sonuç:
_Allah'a nasıl borç verirsen aynısıyla, hatta kat kat fazlasıyla verdiğini geri alırsın, hem bu dünyada hem öbür dünyada._
_Ama yine de sen geri almak için verme; sırf Allah rızası için ver.
YA CENNETE GİRECEK AMELİN YOK DERLERSE...
İbrahim Ethem Hazretleri bir gün hamama girmek istemiş. Hamamın sahibine:
‘‘Param yok, hamama girmeme müsaade etmez misiniz?’’ demişti.
Hamamcı parasız hamama girilmez diyerek hamama sokmadı. İbrahim Ethem Hazretleri ısrar etti ise de hamamcı kabul etmedi. Boynu bükük olarak hamamdan ayrılan İbrahim Ethem Hazretleri, öyle yüksek bir sesle bağırdı ki yer gök inledi... Bu sesi duyan halk, ağlamakta olan İbrahim Ethem Hazretleri’nin başına toplanıp:
‘‘Bu kadar feryada hacet yok, hamam parasını biz verelim de ağlama!’’ dediler.
İbrahim Ethem Hazretleri toplanan kalabalığa şöyle seslendi:
‘‘Ey ahalî! Siz, benim hamama giremediğim için mi ağladığımı sanıyorsunuz? Ben hamama giremediğim için ağlamıyorum. Ben, dünyada iken parasız hamama bile sokmuyorlar... Ya ahirette de senin cennete girecek bir amelin yok diye kapıdan geri çevrilirsem halim ne olur? diye ağlıyorum... Çünkü Salih ameli olup oraya girmeyi hak etmeyenleri içeri sokmayacaklar’’ buyurdu.