GAYRİ MÜSLİM'DE OLSA EMANETİ EHLİNE VERMEK
Mehmet Kaçar
Mekke-i Mükerre’me fethedildikten sonra, Rasulullah(s.a.v)idareyi yani yürütme ve yasamayı ele geçirmiş ve Kabeyi putlardan temizlemiştir. Medineyi Münevvre de olduğu gibi, İslam’a ve Peygambere düşman olmayan, İslam’ı ve Peygamberi dünyadan kaldırmak istemeyen işin ehli insanları devlet yönetimine getirerek, onların tecrübe ve ehliyetinden faydalanma yolunu tutmuştur. Buna en güzel örnek hadise de Kabe’nin yönetimi, bakımı konusunda gerçekleşmiştir. Peygamber Efendimiz bize örnek olduğuna göre O’nun uygulaması bizim içinde baş tacıdır.
Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed(s.a.v) Mekke-i Mükerreme’yi fetih eylemiş, Kabe’de ki put ilahlarını bir bir temizlemiş ve Kabe’nin anahtarlarını Hz. Ali(k.v)den gidip lamasını ve kendisine getirmesini istemiştir.
Kabe’nin anahtarları o an için Müslüman olmamış ve hala müşrik olan Osman B. Talha’dadır. Hz. Ali(k.v)Peygamberimizin isteği üzerine Osman B. Talha’yı bulur ve Kabe’nin anahtarlarını geri vermesini ister. Kabe’nin anahtarlarının yıllarca kendi soyların da olduğunu ve Kabe’nin korumalığının kendi sülalesi tarafından yürütüldüğünü, Hz. Muhammed’in peygamber olduğunu da inanmadığını açıkça söyleyerek Kabe’nin anahtarlarını vermeyi ret eder.
Hz. Ali (k.v) israrlı davranır ve bu isteğin Hz. Muhammed’in emri olduğunu Osman B. Talha’ya hatırlatarak, -bu anahtarı her ne şartlarda olursa olsun alacağını- söyler. Osman B. Talha’nın bileğini bükerek, anahtarı elinden alır. Canı yanan Talha anahtarı vermek mecburiyetinde kalır.
Anahtarı, Osman B. Talha’nın elinde zorla da olsa alan Hz. Ali(k.v), hızlıca Efendimizn yanına gelir ve anahtarı uzatarak efendimize verir. Peygamber Efendimiz (s.a.v) anahtarı Hz. Ali’den teslim alır. Anahtarı tekrar geriye Hz. Ali’ye uzatarak, bunları gerisin geriye tekrar teslim etmesini ister. Hz. Ali(k.v) şakınlık içerisinde kalır ve Efendimize sorar: “Ey Allah’In Resûlü(s.a.v)! biraz önce emrinizle gidip anahtarları alıp getirdim ve size teslim ettim. Şimdi de emrinizle yine aynı şahsa anahtarları götürüp teslim etmemi emrediyorsunuz.” Bunun sebebi hikmeti nedir o zaman?
“Ya Ali! sen anahtarları yolda bana getirirken Cebrail(a.s.) bana vahiy getirdi. Muhakkak ki Allah, emanetleri sahibine teslim etmenizi ve insanlar arasında hakemlik yaptığınız zaman adaletle hükmetmenizi emreder. Muhakkak ki Allah, onunla (bununla) size ne güzel öğüt veriyor. Ve muhakkak ki Allah, en iyi işiten ve en iyi görendir.”(Nisa: 58).
Emaneti ehline vermek sünnettir. Kabe’nin anahtarları uzun süreden beri Osman B. Talha’nın soyunda idi. Onlar Kabe’nin nasıl temizleneceğini ona nasıl sahip çıkılacağını çok iyi bilirlerdi. Emanetin ehilleri onlardı. Git ve anahtarları emanet ehli olan Osman B. Talha’ya teslim et buyurdu.
Bunun üzerine Hz. Ali(k.v), Osman B. Talh’yı bulur, önce helallik ister ve sonrada anahtarları ona teslim eder. Bu defa hayret etme sırası Talha’dadır. Anahtarları teslim alan Talha sorar; “Ya Ali! anahtarları az önce elimden zorla ve canımı acıtarak alan sen değilmiydin? Niçin geri getirdin? “der. Hz. Ali (kv) olanları Talha’ya anlatır. Peygamberimize vahiy geldiğini, gelen vahiye göre de anahtarları sana geri gönderdiğini söyler. Osman B. Talha bu olay üzerine Peygamberimize giderek Müslüman olmak istediğini belirtir. Ve Müslüman olur.
Ehil olmak nedir o zaman? Kişi o konunun uzmanı olacak, işini adaletle yapacak, kendi çıkarları ve menfaati için işi kullanmayacak. Devleti ve devletin tebaasını aynı gözle görecek. İnsanlar arasında adaletle iş yapmayı düstur edinecek. Devletin işini yaparken kendine yüksünmeyecek. Kendi yan, yön ve tarafını, makamını mevkisini ön plana çıkarıp insanlara tepeden bakmayacak. Gurur ve kibiri yenecek. Hedefi sadece devletin işlerini iyi yapmak olacak. Kendi görüş ve fırkasını ön planda tutmayacak.
Selametle!