İHL VE İLAHİYAT İHTİYACI!
Mehmet Kaçar
Gençlerden bizlere ulaşan bazı sorular bizleri bazen çok şaşırtıyor. Gençlerin yanlış yaklaşımlarının ve kendilerine seçmiş oldukları rol modellerinin en önemli nedenleri son onlu yıllarda internet ortamındaki oluşan bilgi kirliliğinden kaynaklanmaktadır.
İnternet ortamında oluşturulan sitelerle ilgili gerekli çalışmalar, Diyanet, İHL ve İlahiyat camiası tarafından hızlı bir şekilde yapılmalıdır. Bugün bu siteler hakkında çok ciddi şekilde çalışma yapılmamış olduğu için gençlerimizin bir kısmı bazı sapkın akım ve fikirler peşinde koşar olmuşlardır.
“Diyanet İşleri Başkanlığı, İHL ve İlahiyat Fakülteleri organizasyonunda oluşacak olan bir üst kurul tarafından bu tür sapkın fikirlerle çok rahat mücadele edilebileceğine inananlardanım. Son yıllarda bu tarz bilgilerin gençlerimizi çok yönlendirdiği, hatta yanlış kişilere (Adnan Oktar vb. gibilere) yönelmelerine bile neden olduğunu fark etmeyen kalmamıştır. Öncelikle biz eğitmenler olarak kendimize şunu sormalıyız: ' Bu gençler acaba neden bu gibi sapkın insanlara yönelip inanıyorlar.?'
İnsanımızın dini terminolojiyi kullananlara inandığını, sadece bu terminolojiyi kullandıkları için söylediklerine ilgi duyduklarına şahit olmaktayız. Burada şunu söylemekte fayda vardır ki 'her dini termonolojiyi kullanana inanmamak gerekmektedir.'
Ayrıca 'Ben mehdiyim' diyerek ortaya çıkan insanlara gençlerin yönelme eğilimi gösterdiklerini de çok iyi bilmekteyiz. Çünkü bu kişiler işlerini çok sinsi ve ustaca yapıyorlar. Gerektiği zamanlarda onların çaresizliklerinde maddi imkanlar sunuyorlar. Oysa bizler hiçbir Müslüman'ın mehdi aramak gibi dini bir yükümlülüğünün olmadığını onlara açık ve net bir şekilde anlatamıyoruz bile. Çünkü Ehli Sünnet Vel cemaate göre Müslümanın dini sorumlulukları bellidir.
Deizm ve Ateizm konularında 'Güncel Dini Meseleler' toplantılarını işin ehli İslam alimleri her semt ve köyde dahi yapmalıdırlar. Özellikle deizm konusunda bizlere gelen soruların benzerleri, İHL Meslek Dersleri ve İlahiyat Hocalarına da gelmektedir. Beni en çok şakına çeviren sorular ise, aynı anda hem Müslüman hem de deist olunabileceği imajı taşıyan sorulardan oluşmaktadır.
Buradan şunu anlıyoruz ki; gençlerin dini doğru öğrenmedikleri, ortaya çıkmaktadır. Bu yanlış soruların en önemli nedeninin ise internetteki yanlış siteler olduğunu tespit etmek çok yanlış olmaz. Hatta bu sitelerin gençleri yanlış yönlendirmek için çalıştıklarını da görmezden gelmek ise yanlışların en yanlışı olmaktadır.
Zira İslami terimleri kullanarak yönlendirme yapılıyor. Bu sitelerle ilgili gerekli çalışmalar mutlaka yetkili merciler tarafından yapılmalıdır. Soruna çözüm, en başta Diyanet İşleri Başkanlığı, İlahiyat Fakülteleri ve İH Liseleri tarafından sunulmalıdır. Çözümü bunlar ivedilikle aramalıdırlar.
Gençlerin aklına soru geldiğinde internete değil de, çözüm mercii olarak din görevlilerimize başvurmalı, imamlarımıza, Meslek Dersleri Öğreticilerimize sormalı. Bunun için de imamlarımızın ve din eğitimi sunan eğitmenlerimizin yeterli derecede donanımlı olması ve hizmet alanını genişletmesi, gerektiğinde ev ev olacak şekilde geniş bir dairede tutması büyük önem taşımaktadır. İmamlarımız, din eğitimi veren eğitmenlerimiz, mahallesindeki herkesi tanımalı, okulundaki öğrencisinin sosyal ve ekonomik durumundan haberdar olmalı, hatta herkesin problemlerine çözüm üretmek için çalışmalıdır.
Selametle!...