NEYİ NE KADAR VE NASIL BOYKOT EDELİM?
Mehmet Kaçar
1980 den sonra Türkiye, ekonomide rahmetli Özal’la birlikte serbest pazar ekonomisine geçti ve şu anlayışı benimsedi; “Dünya ne varsa benim ülkemde de olsun”. Türkiye bu kapsam içerisinde o tarihlerde renkli televizyon ve çikita muzla tanışmıştı. İğneden ipliğe her mamül artık Türkiye’ye getirilmeye başlanmıştı. O tarihten bugüne bir göz atalım bakalım raflarımız ne kadar yerli ve ne kadar yabancı?
Sabah erkenden kalktın ve tuvalete gittin, tuvalet kağıdı ithal, lavaboya geldin eskiden olduğu gibi bez havlu kullanmayı terk edip kağıt havlu kullanmaya başladın o da ithal malı. Sakal tıraşı oldun, gilette tıraş kremi ve tıraş bıçağı(jileti) mach 3 yani o da ithal.
Kahvaltıya oturdun Nutella ithal malı, çay içersen Lipton, Kahven Nescafe hepsi ithal. Ferrero firması Türkiye’nin yerli fındık piyasasını yönetiyor. Yörsan, Dubaili Abraj Gropup’un. BİM’in pazarladığı o meşhur Dost Süt ve süt ürünleri ve Ülker markasıyla üretilen süt, ayran, yoğurt, peynir markaları Fransız gıda devi Groupe Lactalis’in. Margarin, sıvı yağ sanayinin yüzde 90’ına yakını İngiliz, Hollanda ortaklığı Unilever’in.
Dişlerini fırçalamak istiyorsun; Sensetive, Colgate, Signal, Sensodyn, White Now vb. diş fırçası ve macunu ithal. Ayakkıbını ayağına giydiğin anda Nike, Converse, Adidas, Slaenger, Salomon, Jump, vb. ithal. Kapını açtın ve asansöre bindin, Schidler, Kone, Valter, Otis, Siemens marka ve ithal. Çin ve Hisdistan’ın ardından dünyanın en büyük asansör pazarı olan ülke de Türkiye. İşe gitmek için bineceğin arabanın markaları ise; BMW, Mercedes, Opel, Volkswagen, Peugeot, Volvo bv. bunlarda ithal. Benzin, mazot, LPG ithal.
Eline aldığın telefona bakacak olursak onlarda I-Phone, Samsumg, Huawei, LG, Asus, Sony vb. bunlarda ithal. Kolundaki saatine zamanı öğreneyim diye baktıında ise; Raymond Swiss, Pierre Cardin, Ferrucci, Rolex, Casio bunlarda ithal. İş yerine vardın ve nasana oturdun bilgisayarını açtın, onlarda Dell, Apple, Toshiba, Sony, HP, Lenovo, LG vb. markaları tabiki onlarda ithal. Fotokopi makinasına ve tarayıcıya ihtiyacın oldu. HP Lazer Jet, Samsung, Sharp, Olivetti, Lexmark vb. ithal.
Sinirlendin, yoruldun başın ağrıdı. Ağrı kesijiler Majezik, Brufen, Avreles, Apranax Forte, Aleve, Nurofen vb. aldın onlarda ithal, yada lisanslı yabancı ürün, kullandığımız ilaçların çoğu ithal yada lisanslı ürün. Acıktın bir yemek yeyip karnını doyurmak istedin; Fast Food gıda Mc Donald’s, Burger King, Subway, KFC, Wendy’s, Domino’s, Sbarro, vb hep yabancı. Evde Tost yapmayı canın mı çekti; Tost, Hamburger, Sandaviç ekmeği başta olmak üzere unlu mamüllerin bir numaralı ismi UNO’nun yarısı İspanyol Vedanta Eguity firması. Sucuk ve pastırma üreticisi Namet, Bahreynli İnvestcorp, tavukçu Banvit’de Brezilya’lı BRF ile Katarlı Qatar İnvenstment Authority firmasının. İzmir’li Ege-Tav, Japon Nippon Ham Foods’un, CP Standart Tayland merkezli grubun. Patetes cipsi Amerikan markası, Frito-Lay ve Pringles’ın, Ceviz ve Badem Amerikan firmalarının. Sabancıların Peyman’ı da artık Çin menşeili Brigepoint’in.
Nuh’un Ankara Makarnası ve Filiz Makarna İtalyan Barilla G.e.R Fratelli S.p.A ve Japon gıda devi Nisshin Foods ve Marubeni Corporation’ın. Cola, Fanta Amerikan şirketlerinin, şalgam, turşu suyu veya salataların vazgeçilmez sosları, limon ve nar ekşileri ile bir Türkiye klasiği olan Kemal Kükrer artık Japon Ajinomoto’nun. Ülker Grubuna ait Çamlıca Gazozu, Cola Turka, Sırma su firmaları, Japon DyDo Drinco Grubu’nun. Canın bşr kahfe keyfi yapmayı istedi ve bir fincan kahve içeyim dedin yolunu Starbucks’a çevirdin oda ithal. Akollü içecekler ve tütün mamüllerinin tamamına yakını Amerikan şirketlerinin. İnek bizim, çayır bizim, İneği biz sağıyoruz. Süt bizim ama sütünü şişeleyip bize satacaklar, peynir yapıp bize satanlar hep yabancı, şimdi artık inekler de dışarıdan gelmeye başladı. Sofralarımız dahi artık yabancı şirketlerin kontrolünde. Yabancılar etimizi, sütümüzü, suyumuzu, unumuzu, yağımızı, tavuğumuzu, yumurtamızı, çayımızı, meyve ve sebzelerimiz neyimiz varsa ambalajlayıp bize satar hale geldiler.
Bir bardak su içeyim dedin, bütün sular Nestle, Coca Cola, Pepsi ve Danone’ye ait. Hayat su Danone’nin, Damla su Coca Cola’nın, Erikli Neslenin, Agua ise Pepsi’nin, Sırma su, Japon Dydo Drinco Grubunun. Evin mutfagı için alışverişe çıktın ve sepete bir göz atalım istersen. Balık-Norveç, Fas, İspanya’dan. Nohut, Meksika, Hindistan, ABD, Arjantin’den, Elma, Şili, sarımsak Çin’den, Kavun-Karpuz ve kuru soğan İran’dan, Kuru Fasulye ABD, Kırgızsitan, Kanada, Peru, Etiyopya. Mısır, Bangledeş ve Çin’den. Kereviz, İspanya’dan, Et, Çek Cumhuriyeti, Fransa, Sırbistan, Brezilya’dan. Bezelye, Rusya Federasyonundan, ABD ve Almanya’dan ithal ediliyor.
Hastalandın, hastahaneye gittin MR cihazı, Röntgen, Tomografi gibi tıbbi görüntüleme cihazları, Ameliyathane ve solunum cihazları, Radyo terapi sistemleri, Fizik tedavi cihazları, işitme cihazları, optik cihazları, protezler, ortezler vb. hep yabancı, hep ithal. Uçağa bindin Airbus, Boeing vb ithal. Dükkan kiraları, ev kiralarının çoğu dövizle, bazı satılan binalar yine dövizle. Yabancıların istediği gibi tam bir tüketim toplumu olduk. Döviz kurlarında en ufak artış olsa bunların hepsi yedek parçasıyla birlikte artıyor. Peki o zaman TL ile aldığımız maaşlarla bu döviz ödemelerini nasıl yapacağız, nasıl geçineceğiz?
Bizler üretemez isek nasıl kazanacağız? Cari açığı ve işsizliği nasıl önleyeceğiz? Tüm bunları önlemek için, yabancılara bağımlı olmamak için mutlaka milli sanayimizi kurmamız, ithalatı durdurmamız gerekiyor. Yoksa tüketim gerekiyor ve bu denizde boğulup gideceğiz. Artık uluslar savaşla değil, ekonomik olarak malları ve ülkeleri ele geçiriyor. En kritik sanayi ve bankalarını ele geçiriyor.
Milli Sanayisini kuramayan uluslar, asla özgür olamazlar. Ancak gelişmiş toplumların hizmetçisi ve tüketicisi olurlar.
Selametle!...