Mehmet Kaçar

ÖLDÜREN BATILI TARİKATLAR!

Mehmet Kaçar

Bin yıl önce belki de daha eski bir senaryo, çeşitli zaman dilimlerinde ısıtılıp ısıtılıp yeniden gündeme getiriliyor. Bazı kendini lider zannedenler, bağlılarına aniden gelecek bir afetle yok olunacağına inandırma gayreti içindedirler. Bunlar inanın Kur’anın ve Peygamberin bizlere haber verdiği kıyameti dünyada yaşanmayacak kadar sabırsız davranıyorlar. Bazı dini oluşumlar ise, ilahlar tarafından kendilerine bir kurtuluş reçetesi verildiğini ve bu reçeteyi uygulayanların felaketlerden kurtulacaklarını öne sürerek topluca intihar ettiklerini de gördük.Onlar böyle davranarak kurtuldular mı ben bunu bilemem. Ancak kıyametin heniz kopmadıüı ve kopma zamanının ne zaman olacağı da bilinmeyen bir gerçek.
En son bildiğim kadarı ile Uganda kırsalında bulunan bir Kilise’de “Tanrı’nın On Emri” adlı bir tarikatın 500’ün üzerinde ki bağlılarının kömürleşmiş cesetleri bulunmuştu. Bu hadise o tarihlerde gözlerin bir kez daha tarikat gerçeğine dönmesine neden olmuştu. İlk önceleri “geniş katılımlı” tipik bir toplu intihar örneği olarak algılanan bu hadisenin, aslında “2000 yılına girildiğinde kıyamet kopacak” palavrası ile yıllarca bağlılarını sömüren ve bu sömürüyü de kutsaliyet ve tanrı adına yapan tarikat liderinin yapmış olduğu bir cinayet olarak tespit edilmiş olması çok ilginçtir. bağlıları, kıyametin “en azından şimdilik kopmayacağını” fark edince liderlerini sıkıştırmışlar, lider de bu baskıdan kurtulmak için bir kilisenin içerisine topladığı 500’den fazla bağlısının üzerine kibrit çakmakta çareyi bulmuştu.
bu tarikatın kuruluş süreci de çok ilginçlikler arz etmektedir: 1980’lerin sonunda bir fahişe eskisi olan Credonia Mwerin de, Meryem Ana’yı gördüğünü öne sürerek Katolik dünyasının kalbi Vatikan başta olmak üzere bir çok dini kuruluşa başvurular yaptı. Ne var ki başarısız bir politikacı olan Joseph Kibwetere dışında kimseyi inandıramadı.
Tek tip giyinen bağlılar, on emire aykırı bir şey söylememek için çok az konuşurlardı. Fahişe eskisi Mwerindehin en tepede yer aldığı ilginç bir hiyerarşi(piramit) geliştirmişlerdi. 2000 yılının ilk günlerinde bir kıyametin kopacağına inanan bağlılar, tarikatı bir çeşit ‘Nuh’un Gemisi’ olarak görüyorlar ve kıyametten önce sadece kendilerinin kurtulacağına inanıyorlardı. Bağlıları sabah saat üçte kalkıyorlar, üç saat boyunca dua seansında bulunuyorlar ve ardından çalışmak üzere tarlaların yolunu tutuyorlardı. 2000 yılı gelip çattığında ‘Kıyamet Kopacak’ motivasyonunun bir palavra olduğu ortaya çıkınca, hiyerarşinin tepesinde yer alanlar, kızgın bağlıları ölüme yönlendirmekten başka bir çözüm üretemediler. Tarikata ait olan bir kiliseye tıka basa doldurulan bağlıların üzerine çakılan kibrit, onların yıllardır bekledikleri kıyameti suni bir yolla tetiklemiştir. 
Aum Şinrikyo Tarikatı: 1995 yılında Japonya’nın Başkenti olan Tokyo’da bir metroda düzenlenen ve 13 kişinin öldüğü saldırıyı düzenleyen Aum Şinrikyo tarkatı aynı saldırıda 5800 kişiyi de yaralamışlardır. Bu tarikatın lideri olan Şoko Asahara ve altı üst düzey üyesi idam edildiler. Hindu ve Budist inançlarını sentez yapan bir tarikattır. Dünya Savaşı çıkacağını hızla yaydılar. Bu savaştan da sadece tarikat mensupları sağ kurtulacaktı. Şoko Asahara da kendisinin ise Buda’dan sonraki ilk aydınlanmış kişi ve İsa Peygamber olduğunu iddia etmiştir. Terör örgütü listelerinde de bu tarikat yer almıştı.
Bunlara benzer batılı mistik tarikatların ilginç örneklerinden biri de Rahip Jim Jones tarafından 1957’de kurulmuş olan “İnsanların tapınağı” adlı tarikattır. Jones, kendisinin Hz. İsa ve Lenin’in aynı vücutta reenkarnasyonu olduğuna inanıyordu. Bağlılarını da buna inandıran Jones, yakın bir gelecekte nükleer bir kıyamet kopacağını öne sürüyordu. Jones, 1977 yılında bağlılarıyla birlikte Güney Amerika’da ki Guyana’ya yerleşerek, ormanın ortasında johannestown adını verdiği, Robşnson Ütopyasını kurdu. Jonnes bu ütopyasını bir süre sonra karabasana çevirmiştir. 18 kasım 1978 yılında, 638 yetişkin, 276 çocuk bağlısına zorla siyanürlü meyve suyu içiren Jonnes, bağlılarına intihar ayininden kaçanların vurulmasını emretti. Çıkan arbade de Jones de vurularak öldürüldü.
Şüpheli bir toplu intihar hadisesi de ABD’nin Teksas eyaletinde ki Waco şehrinde yaşanmıştır. Hayat Çetesi başarısızlıklarla dolu eski bir rock müzisyeni olan David Koresh’in kurduğu Davidan Tarikatı’nın 80 bağımlısı, Waco’da ki bir çiftlik evinde Koresh’in öğretisini tatbik ediyorlardı. Bağlılarını kendisinin Hz. İsa’nın reenkarnasyonu olduğuna inandıran Koresh, mabedinde sonsuz seks, özgürlük ve devrim vaad ediyordu. Ta ki Federal İstihbarat Örgütü değerlendirip Waco’da ki çiftlik evini kuşatma altına alana dek... 1993 yılı Şubat ayında gerçekleştirilen bu kuşatma 51 gün sürdü. Polis ve FBI ajanları günün sonunda eve bir baskın düzenlediler. Ancak aniden çıkan bir yangın tüm planları alt üst etti. Koresh ve 86 bağımlısı diri diri yanarak veya da yoğun dumandan zehirlenerek öldüler. Bazı bağımlıları FBI ajanlarının silahlarından çıkan kurşunlara hedef oldular. Yapılan ilk soruşturma da yangını Koresh ve bağımlılarının çıkararak intihar ettiğine ilişkin bulgular elde edildi. Ancak soruşturmanın ilerleyen aşamalarında Adalet Bakanlığı yetkilileri, yangını FBI ajanlarının çıkardığına ilişkin açıklamalarda bulundular.
“Güneş Tapınağı Düzeni” tarikatı 1987 yılında LUe Jouret ve Joseph di Mombro adlı iki kişi tarafından kuruldu. Jouret ve Mambro, başka bir tarikattan kovulmuşlardı. Sloganı “Para, Seks ve Haz” olan Güneş Tapınağı, kısa zamanda zengin bağlılar edindi. Bu tarikat belirli bir süre sonra peşi sıra gelen toplu intiharlarla Avrupa kamu oyunda adını hızla duyurdu. Öldüklerinde siriuz yıldızına giderek yeni bir yaşam kuracaklarına inanan bu tapınak bağımlıları küçük komünler halinde intihar etmeyi seçiyorlardı. Önce İsviçre’den bir toplu intihar haberi geldi. Bir çiftlik evinde 46 yaşında ki Jouret’nin de aralarında olduğu 48 kişinin cesedi bulunmuştu. Ölümlerin tamamının nedeni intihar değildi. Bazıları boğulmuşlardı. Bu ilk şokun ardından, 1995-97 yılları arasında çok sayıda tarikat bağımlısının daha intihar ettiği ortaya çıkarıldı.
“Son yılların en dikkat çeken toplu intiharlarından biri de ABD’nin Meksika sınırı yakınlarında ki San Diego kentinde gerçekleşmiştir. Hale-Bopp kuyruklu yıldızının 1997 ‘de dünyaya teğet geçtiği sırada, “Cennet’in Kapısı” tarikatının bağlıları da kuyruklu yıldızın arkasında olduğunu öne sürdükleri bir uzay gemisiyle “yolculuğa” hazırlanıyorlardı.
Uzay Gemisinin kendilerini alarak uzak bir galaksiye taşıyacağından emin olan Applewhite ve Bonnie Nettles eşliğinde “Heaveni Gate” karargahında önce özenle seyahat çantalarını hazırladılar. Ardından tek tip spor giysilerini giydiler. Nike’larını ayaklarına geçirdiler. Zehirli pudinglerini votka eşliğinde mideye indirmelerin den kısa bir süre sonra da ranzalarına uzandılar. 37 tarikat bağlısı, bu eylemin intihar değil bir yolculuk olduğuna inandırmışlardı kendilerini.
Selametle!...
 

Yazarın Diğer Yazıları