SABREDECEĞİM, 'GÜNLÜK HAKKIMI RABBİMİN BU AÇ MAHLÛKUNA VERDİM'
Mehmet Kaçar
Hz. Ali dedi ki:” Cimri insan, dünyada fakirler gibi yaşar, ahirette zenginler gibi hesaba çekilir.”
Emlak piyasasının o devirde ki yetkililerine göre, zaman zaman oldukça hızlı el değiştiren büyük miktarlarda ki emlak portföyü, manipülasyon amaçlı bir dış müdahaleye işaret etmiştir. Ne var ki o zamanın emlak piyasalarında manipülasyon iddialarına karşın, bir başka teori ise bunun tam tersini savunmuşlardır.
Bu teoriye göre piyasalardaki beklenmedik portföy hareketinin arkasında manipülasyon değil Abdullah Bin Cafer(r.a)’in cömertliği vardır.
İddialara göre; Abdullah Bin Cafer(r.a.) bir seyahat esnasında bir hurma bahçesine uğramıştır. Bu bahçede çalışmakta olan bir hizmetçi vardır. Bu hizmetçi siyahi renkli bir hizmetkardır. O anda ki statüsü köleliktir. Bahçe sahipleri o gün bu köleye üç adet ekmek getirmişlerdir.
Abdullah Bin Cafer(r.a.)’in, bu bahçeyi ziyaret ettiği esnada, bu bahçeye bir de köpek gelmiştir. Siyahi köle, köpeğe dönerek kendine verilmiş olan ekmeklerden birini köpeğin önüne atmıştır. Köpek, o ekmeği hızla yemiştir. Bahçe hizmetkarı sonra öbür ekmeği de atmıştır. Köpek onu da yemiştir. Bahçe çalışanı üçüncü ekmeği de ona atmıştır ve köpek onu da yemiştir.
Köle ve köpeğin bu durumunu seyir eden Abdullah Bin Cafer(r.a.) ile köle arasında şöyle bir konuşma geçmiştir:
“Senin Ücretin nedir?”
“İşte gördüğünüz üç ekmek.”
“Niçin hepsini köpeğe verdin?”
Köle bu soruya şöyle bir cevap vermiştir: “ Buralarda hiç köpek yoktu. Bu köpek görüldüğü gibi yabancı ve uzaklardan gelmiş bir köpek olmalı. Uzaklardan geldiğine göre aç olmalı ve bende onun aç kalmasına razı olamam dedi. “
Abdullah Bin Cafer(r.a.) tekrar köleye sordu: “Peki bugün sen ne yiyeceksin?”
Köle:” Sabredeceğim, günlük hakkımı Rabbimin bu aç mahlûkuna devrettim.” dedi.
Bu güzel ahlaki davranış karşısında hayranlığını gizleyemeyen Abdullah Bin Cafer(r.a.) :”Subhanallah! Bir de benim çok cömert olduğumu söylerler! Halbuki şu köle benden daha cömertmiş!” buyurdu.
Bu güzel hareketi ödüllendirmek istedi ve hemen harekete geçti. O hurma bahçesini kölesi ile birlikte satın aldı. Köleyi hemen orada azad ederek o bahçeyi de ona hediye eyledi. Görüldüğü gibi İslam tarihinde bizlerin örnek alması ve çoluğuna çocuğuna anlatarak miras bırakması gereken pek çok güzel medeniyet örnekleri vardır. Çünkü İslam dini, tüm Allah’ın yarattıkları canlılara Allah yarattı diye sever, sayar ve onların ihtiyacını gidererek insanca bir yaşam tarzı sunar. Siyonist emperyaller gibi insanlığı, çevreyi ve doğayı bozarak kendi mutlulukları ve çıkarları için kullanmazlar.
Fi Emanillah!