Mehmet Kaçar

TÜRKİYE ŞENGAY'A İTİLİYOR'

Mehmet Kaçar

Artık durum o kadar netleşmeye başladı ki, Türkiye Şeygay beşlisine, kendi müttefikleri tarafından itiliyor. Geçmişte Almanya’nın yanına itildi ve savaşı kaybeden ülke konumuna düşürüldü. Aynı senaryo bugünde açık bir şekilde uygulanıyor.
Amerika ve Avrupa, net bir şekilde kendisine kul köle olacak ve rahatlıkla sömürebilecek bir yönetim anlayışı arzuluyor, işte bu yüzden de Tayyip Erdoğan’a karşı yüksek dozda düşmanlığını sürdürüyor. Aynı oyunları, İran, Çin, Rusya ve dolayısı ile de 60-70 ülke içinde sürdürülüyor. Peki neden Erdoğan’a düşmanlar? Çünkü Erdoğan yönetiminde Türkiye’nin silkinip kendine gelmesini istemiyolar. Türkiye iktisadi kalkınmasının seviyesini yükselttikçe, Emperyal Protestan ahlakı ile ahlâklanmış bu devletlerin rahat ve huzuru kaçıyor. ABD ve Avrupa bizden kuzu gibi, pasif bir politikacı olmamızı istiyor. Ne var ki o tür politikacılara artık bu necip millet oy vermiyor. Erdoğan ne yapıyor! İMF’den borç almayı ret ediyor. Türkiye sermayesinin çoğunluğunun yabancı menşeyli olmasına rağmen. Bunalıma girmiş ve yatırımlarını durdurmuş olan Avrup’nın aksine, Avrupa’ya parmak ısırtacak yatırımlar yapılıyor. Erdoğan liderliğinde yerli ve milli bir savaş sanayi kuruluyor. Türk topu, Türk Tankı, Türk uçağı, Türk Denizaltısı üretilmeye çalışılıyor. İşte Avrupa ve ABD bundan rahatsız.
Türkiye'de, yaptırdıkları darbe ve ihtilallerle ilk önce devrimleri terk ettik. Haşhaşa, pancara kota koyduk. Hatta uçak ve şeker fabrikalarını dahi batılılar istedi diye kapattık. Çamaşırlarımızı ‘ariel’ ile yıkar hale geldik. Kedimize “whiskas” yediriyoruz. Çocuklarımıza ekmekten çok Avrupa çukolotası yediriyoruz. ‘Algida’ dondurmaları en muhafazakar şehirlerimizde en çok satan mamul. Sebzelerimizin tohumları da Yahudilere (dolara) teslim edildi. Dükkanlarımızın ismi bile bugün hep İngilizce. Ayağımız da ki pantolonun markası ‘Lewis’, bayanlarımızın başına taktıkları türbanın markası’Vakko’, ayaklarımızı süsleyen ayakkabı ise’adidas’ . Yediğimiz ekmeğin buğdayı ithal ediliyor.Hem de Amerika’dan. Beslediğimiz hayvanların samanı, içtiğimiz suyun klorü dahi ithal. Aşılar, eczacılık ve enerji komple dış sermayeye dayalı. İhtilal yapan generallerimizin hepsi Amerikancı. “CİA ajanları “hoca efendilerimiz”(FETÖ , Adnan Oktar gibi) Yahudi. 
Kumar, fuhuş ve alkoliklerin içkileri ithal vs. vs. Ee bunun sonucu ne olacaktı dersiniz? “Dış güçlerin oyunu” mu; yoksa “iç güçlerin” mi? Bana göre dış güçlerden çok dahili bedbahtların “doların yükselişinde” payı daha fazla. Serbest pazar ekonomisi ile Avrupa’lı, ABD’li ve siyonist firmalar ülkemizin ekonomisini karış karış ele geçirdiler. Bir Balık oltasını bile dolarla satın alır hale geldik. Berber dükkanlarımızın ismini “İmage maker” e çevirdik. Kendimize ait bir araba markamız bile yokken, ülkemizde, 60-70 milyon, dolarla satın alınmış otomobil var. Sonra da dolar yükseliyor diye bağırmaya başladık. Suç dolar’da mı yoksa dahili şer güçlerinde mi? Bana göre dahili şer güçleri ile bizim olmayan Merkez Bankası’n da.
Oysa Allah(c.c.) bizlere, Kutsal kitabımız aracılığı ile insanca ve medenice yaşam tarzını net bir şekilde öğretmişti. Biz bunu terk edip büyük şeytan olan, kapitalist siyonistlerin yaşam biçimlerini seçtik. Eğer bizler, “Allah’ımız var” diyorsak; ilk önce Allah’ın dediklerine yeniden dönmemiz gerekiyor. Onu öğrenip hayatımıza uygulamamız gerekiyor. Usve(örnek) olan Efendimizin kurduğu erdemliler ve medeniyetliler düzenini öğrenip hayata geçirmemiz gerekiyor. Çok seri bir şekilde ağır sanayi kalkınmamızı, bağımsız ve özgürce yapmamız gerekiyor.
Eğer biz, Allah’ın bizlere sunduğu medeniyete geri dönmezsek, Allah bizlere torpil falan yapmaz. Yahutta torpilcimiz asla değil. Biz kendi ahvalimizi Allah’ın bizlere sunduğu medeniyete göre değiştirmedikçe, Allah(c.c.) bizleri asla değiştirmeyecektir. Bizim değişmemiz içinde yeni bir peygamber de göndermeyecektir. İnsanca ve özgürce yaşamak istiyorsak, çeşitli sıkıntıları atlatıp, Allah’ın bize sunduğu medeniyete yeniden dönmemiz gerekmektedir.
Fi Emanillah!

Yazarın Diğer Yazıları