MUSTAFA DEMİRGÜL 1.Sınıf Emniyet Müdürü (E)

TAKLİT VE TAĞŞİŞ NASIL ÖNLENİR?

MUSTAFA DEMİRGÜL 1.Sınıf Emniyet Müdürü (E)

Kelime anlamı olarak: 
TAKLİT: Gıda maddesinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin şekil,  bileşim ve nitelikleri itibariyle kendisinde olmayan özelliklere sahip gibi gösterilmesi,  

TAĞŞİŞ: Gıda maddelerinin ve gıda ile temasta bulunan madde ve malzemelerin, mevzuata veya izin verilen özelliklerine aykırı olarak üretilmesi halidir, denilmektedir. 

Bana göre ise yukarıdaki tanımlara tamamen katılmakla birlikte, insan sağlığı ile oynanan, insanların Mide Bağırsak hastalıkları, Karaciğer hasarları, Gıda zehirlenmesi, Alerjik reaksiyonlar ve Kanser gibi telafisi neredeyse imkansıza yakın olan çeşitli hastalıklara yakalanmasına hatta ve hatta ölümlere kadar götüren ve  insan sağlığını ve geleceğini düşünmeden bunları yaparak haksız kazanç elde edilen, maalesef GIDA TERÖRÜ olarak tanımlıyorum.

 Arı’yı görmeden Bal, Üzüm, Dut (vb) olmadan pekmez, Süt olmadan Peynir, tere yağı (vb) Domuz, At, eşek belki de köpek eti katılan etli yemekler ile sucuk, sosis, salam gibi işlenmiş gıdalar, bunları daha da artıra biliriz. Saymaya kalksak belki de sayfalar  yetmez. Birçok gıdanın insan sağlığına zararlı olduğunu bile bile sırf rant uğruna Taklit ve Tağşiş  yaparak maalesef insanları zehirlemektedirler. 

Şöyle etrafımıza bir bakalım; insanlar  tanımadığı, bilmediği ve güvenmediği bir yerden gönül rahatlığı ile alış-veriş yapamadığı, istediği yerlerden rahatlıkla istediği yemeği yiyemediği bir gerçektir. Maalesef bu olay yeni bir şey de değildir. Uzun yıllardır, vahşi kapitalizmin hakim olduğu ilk günlerden beri rantı yüksek gıdalarda insan sağlığı düşünülmeden  bu yollara tevessül edildiği bilinmektedir. Tarım Bakanlığı yetkilileri denetimlerini insanlara arz edilen en son işletmelerden numune alarak yapabilmekte, Merdiven altı diye tabir edilen işletmelerin imalathanelerine girememekte buralardan numune almakta güçlük çekmektedir. Buraları denetime giden görevliler kaplıları açtıramamakta hatta ve hatta ağır tehditler alarak denetim yerini terk etmek zorunda kalmaktadır.  


Rantın yüksek olması nedeniyle, Denetim  görevlileri canlarıyla, çocukları ve aileleri ile evlerinin, arabalarının yakılması tehditleri ile karşı karşıya kalarak bu şer güçlerine ve gıda teröristlerine karşı  denetimini yapamamaktadır. Bunun sonucunda piyasaya insan sağlığına zararlı gıdalar rahatlıkla sürülebilmektedir. Tarım Bakanlığı görevlileri yapabildikleri denetimlerin sonuçlarında ortaya çıkan olumsuzlukları neredeyse her gün basında ve medyada çarşaf çarşaf ifşa etmekte ancak bu ifşalar büyük ölçüde bir işe yaramamaktadır, çünkü aradan zaman geçmekte ve unutulmaktadır. Maalesef bu işi yapanlarda bunu çok iyi bilmektedir. Peki çözüm nedir: Bana göre; mademki bu bir gıda terörüdür öyleyse Terörle nasıl mücadele ediyorsak öyle mücadele etmeliyiz. 

Terör Şube, KOM Şube gibi Taklit ve Tağşiş Kolluğu kurulmalı, bu suçlar katalok suçları kapsamına alınmalı, cezaları artırılmalı, Teknik takip ve fiziki takip yetkileri verilmeli, Suç ve suçlular bütün delilleri ile ortaya çıkarılarak gerekli operasyonlar yapılmalı bu suçları işleyenler ensesin basılarak adalete teslim edilmeli, bu suçları işleme hevesinde olanlar da bir daha aklından bile geçirememelidir. Birkaç Köpeğin, kedinin patilerinin kesilmesi, hayvanlara eziyet edilmesi TV kanallarında yoğun bir şekilde gösterilmesi ile birlikte geçtiğimiz yıllarda Çevre Doğa ve Hayvanları koruma (HAYDİ) adı altında bir Polis birimi oluşturuldu halada faaliyetlerine devam etmektedir. 

Tabiki dilsiz canlılara eziyet edilmesi acı çektirilmesi insanlık dışı bir olaydır. Kendisini insan olarak konumlandıranların vicdanını yaralamaması mümkün değildir. Ancak bu görevi gerek Tarım Müdürlüğü ekiplerinin ve gerekse Belediye görevlilerinin  en iyi şekilde yapacaklarına kimsenin şüphesi olmaması gerekir. Bu iş zaten onların asli görev alanlarına giren işlerdir. Diğer birimlerin görev alanına giren ve en iyi şekilde de bu işleri yapabilecekleri bilinmesine rağmen Kolluk birimlerinin sokakta suç ve suçlu ile mücadele etmesi gerekirken bu işlerle uğraşmasının ne kadar doğru olduğu izaha muhtaçtı  Bu ve benzeri olaylarla ilgili kolluk birimi kurulabiliyorsa insan sağlığını ilgilendiren güvenli ve temiz gıdaya kolayca ulaşma ve GIDA TERÖRÜ ile mücadele etmek içinde TAKLİT VE TAĞŞİŞ KOLLUK BİRİRMİ acilen kurulmalıdır.  

Alınan tedbirler sonucu gelecek nesillerimizin temiz ve güvenli gıdaya rahatlıkla ve huzur içinde ulaşması, Suç ve Suçluların minimize edildiği güzel günlerde yaşaması dileği ile saygı ve hürmetlerimle.                          
 

Mustafa DEMİRGÜL   1.Sınıf Emniyet Müdürü(E)  
 

Yazarın Diğer Yazıları