Allah'tan Korkmayan, Kuldan Utanmaz!
Osman Avcı
Konya Ovası denildiğinde çoğu kişinin aklına yalnızca tahıl üretimi gelir. Oysa Akdeniz’e komşu bölgelerinde meyvecilik de en az hububat kadar önemli bir geçim kaynağıdır.
Özellikle Hadim, Taşkent, Bozkır, Akşehir, Doğanhisar, Beyşehir, Seydişehir, Halkapınar ve Ereğli gibi ilçelerde kiraz ve elma üretimi yıllardır bölge ekonomisinin lokomotiflerinden biridir.
Bu yıl bereketli geçen ilkbahar yağışları ve mevsim normallerinin üzerinde gerçekleşen kar yağışı, kiraz üretimine olumlu yansıdı. Geçen yıl don nedeniyle büyük zarar gören üretici, bu sezon oldukça verimli bir hasat elde etti. Verimin artmasıyla birlikte fiyatlar da doğal olarak geçen yıla göre geriledi. Birinci sınıf kiraz tüccarlar tarafından 80 ile 120 TL arasında satılırken, ikinci kalite olarak değerlendirilen daha küçük boy kiraz ise yaklaşık 70 TL bandında alıcı buldu.
Buraya kadar anlattıklarım, mevsimin bereketinden kaynaklanan doğal bir piyasa hareketi olarak görülebilir.
Ancak bundan sonrası hem üzücü hem de geleceğimiz adına düşündürücü…
Geçtiğimiz günlerde Konya’nın bilinen pazarlarından birinde, ürününü aracı tüccarlara vermek istemeyen bir üretici, yetiştirdiği kirazı bir pazar tezgâhına toptan 80 TL gibi bir fiyatla bıraktı. Kısa süre sonra yakındaki başka bir satıcı bu kirazların tamamını satın aldı ve kendi tezgâhında 200 TL’den satışa sundu.
Şimdi soruyorum…
Böyle bir vicdanın karşısında hangi denetim etkili olabilir? Hangi ceza, hangi kontrol mekanizması, Allah korkusu taşımayan bir insanı durdurabilir?
Bu meseleyi yalnızca kiraz üzerinden okumayın.
Aynı bozuk teraziyi ev sahibinde de görebilirsiniz, patronda da, işçide de, kiracıda da… Çünkü mesele fiyat değil; mesele vicdandır.
Aslında toplumları bozan şey, toplumları oluşturan bireylerin bozulmasıdır.
Birey bozuldukça aile bozulur, aile bozuldukça toplum bozulur. Sonunda ise ortaya, topyekûn ifsat olmuş bir zümre çıkar.
Örnekleri çoğaltmaya gerek yok.
Meselenin özü, halk arasında sıkça söylenen şu cümlede gizlidir:
“Allah’tan korkmayan, kuldan utanmaz.”
İnsan, hesabını yalnızca kanunlara göre yaparsa fırsat bulduğu yerde haksızlık eder. Ama hesabını Allah’a vereceğini bilen kişi, kimsenin görmediği yerde bile adaletten ayrılmaz.
Rabbim bizleri dosdoğru istikamet üzere yaşamayı şiar edinen kullarından eylesin.
Ve hiçbir zaman şu ilahî hakikati unutmayalım:
“Şüphesiz ki bir toplum, kendilerinde olanı değiştirmedikçe Allah da onların durumunu değiştirmez.” (Ra’d Suresi, 11. Ayet)
Toplumun düzelmesini istiyorsak, önce kendi vicdanımızı düzeltmek zorundayız.