Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

Dikkatli Olmak Zamanı

Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

Birkaç haftadan beri ticaret hayatımızda nasıl davrandığımız ve nasıl davranmamız gerektiği konusunda bazı hususlara temas etmiş bulunuyoruz. Bugün de içinde yaşadığımız şartlarda ve genel olarak hayatımızda nelere dikkat etmemiz gerektiği üzerinde kısaca durarak bu konuyu şimdilik kapatmak istiyorum.

Günlük hayatımızda dikkatli olmamız yalnızca yaşadığımız bugünlerde değil, genel olarak hayatımız boyunca dikkatli olmamız gereken hususlardır. Her şeyden önce biz yaşayış olarak diğer dinlere mensup olanlardan farklı kimseleriz. Bu farklılığımız insan olma özelliğimizden değil, fakat inancımızın/dinimizin farklılığından kaynaklanmaktadır. Çünkü diğerleri hangi dinden olurlarsa olsunlar, biz müminiz ve müslümanız. Yani bizim dinimiz diğerlerinden farklı olduğu için buna inanan bizler de diğer dinlere inanlardan farklı olmalıyız ve de farklıyız. Bu sebeple de ticari hayatımız, ister satıcı olalım ister satın alan kimse, bu iş ve işlemleri yaparken diğerlerinden farklı olmamız gerekir.

İçinde yaşadığımız günlerin şartları ve hatta daha da kötü şartlar içinde de olsak davranışlarımız sadece kendi menfaatlerimizin gereği olarak değil, içinde yaşadığımız şartlara göre hareket etmemiz gerektiğini düşünerek davranışımızı düzenlemek ve ona göre hareket etmek ve ayrıca bu şartlardan, bir an önce kurtulabilmek için, birbirimizi düşünerek hareket etmek durumundayız. Yani bu şartlardan bir an önce kurtulup normal hayatımıza dönebilmenin yollarını da aramalıyız. 

Normal hayatımızda da alış verişlerimizde yalnız kendimizi değil, karşımızdaki kişiyi de düşünürüz ve zaten düşünmek mecburiyetindeyiz. Bu duruma göre her iki durumda da ticaret hayatımıza asla hile ve sahtekârlık bulaştırmadan dinimizin helâl kıldığı niyet ve davranışlarımız içinde hareket etmeliyiz.

Buna göre eğer satıcı isek asla faizle muamele etmemeliyiz. Çünkü faizli muamele dinimizin kesinkes yasakladığı bir iştir. Allah’ın beyanına göre faizli muamele getirisine bakıldığında çok gibi görünse de esas itibariyle asla bir artıcı bereketlendirici değildir. Bu sebeple her şeyden önce ticaretimize/hayatımıza faizi ve faizli muameleyi asla sokmamalıyız.

Satıcı veya müşteri olalım, alım-satım yaparken karşımızdaki kişiyi de asla aldatma cihetine gitmemeliyiz. Olabilir ki, satıcı satmak istediği malın değerini bilmeden veya çok sıkışmış bir durumda bulunduğunda değerli bir malını değerinden çok düşük bir fiyata satmak ister, alıcı da onun bu durumundan faydalanarak almak yerine durumu ona bildirerek satın almalıdır. Durum aksi de olabilir. Satın alacak kimsenin sıkışık ve dar durumundan faydalanmayı asla düşünmemeli ve malı rayiç bedeli üzerinden satmalıdır.

Gerek satıcı ve gerek alıcı olsun, ticari hayatında dinimizce caiz olan muameleden asla sapmamalıdır. Yani dinimizin kesinkes haram kıldığı ve bizce de durumun böyle olduğu bilinip dururken böyle bir muameleye asla tevessül etmemelidir. Diğer bir ifade ile hayatımızdan faizi, faizli muameleyi, yalanı ve aldatmayı tamamen çıkarmalıyız.

Aksine günümüz şartlarında özellikle birbirimize yardımcı olarak hareket etmeli ve gerçekten yardımcı olmalıyız.

Unutmamalıyız ki içinde bulunduğumuz durum ve şartlar bizim, birbirimizin yükünü hafifletme günü ve zamanıdır. Bu sebeple de yalnız kendimizi değil, hepimizi aynı kimseler olarak düşünmeliyiz. Yani karşımdaki kimsenin durumunda ben olsaydım, nasıl düşünür ve davranırdım, diyerek hareket etmeliyiz.

İşte böyle düşünüp davrandığımızda gerçek bir mümin olarak ve gerçek bir iman kardeşliği çerçevesinde hareket etmiş oluruz.

Yazarın Diğer Yazıları