Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

Fırsatçılık Yapmak

Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

İnsan olarak hepimiz yapmakta olduğumuz işlerimizi düşüncemiz istikametinde en iyi bir şekilde gelişmesini arzu ederiz. Meselâ ticaret yapıyorsak yaptığımız işimizin en bereketli bir şekilde geçmesini isteriz. Ticaretimizin bereketli olmasını ve devamlı olmasını ister ve ticaretimiz esnasında bunu umut ederiz.

Ancak ne var ki, bu işi yaparken işin içinde bizimle alış-veriş yapmak olan kimseyi unutur ve onu yolunacak bir kaz görürüz. Fakat beklediğimize her zaman ulaşmamız pek mümkün olmayabilir. Ya bizim yapmakta olduğumuz ticaret işini bir başkaları da yapmaktadır ve müşterimiz de bu durumu bilmektedir. Yahut da bizden başka kimsede bizim pazarladığımız mal bulunmamaktadır.

Eğer bizden başka aynı malın satıcısı varsa müşterinin ona gitmesini önlemek ve kendi malımızı satmak için az bir kârı da satışımız için yeterli bulur ve müşterinin bizim malımızı alması için elimizden gelen çabayı sarf ederiz.

Fakat durum aksine gelişirse yani aynı malı satan kimse bizden daha düşük bir kâra razı olarak daha ucuza satıyorsa elimizden gelen gayreti göstererek malımız onun satışından daha düşük bir fiyata satarak, daha az bir kâra razı oluruz. Böyle yaparsak hem ucuza satan ve hem de fazla ciro yapma imkânı bulan bir satıcı oluruz. Bu konuda kendimizi tanıtınca da bizim için işleri yürütmek kolay hale gelir ve dolayısıyla bu konuda aranan bir satıcı tüccar olarak tanınırız.

Tabii böyle davranmak gayet normal olan bir tutum ve davranış olur. Kendimizi böyle tanıtırsak artık her yönden bizden alış-veriş yapmak isteyenler gelecek ve müşterimiz de çoğalacaktır. Dolayısıyla işimiz yoluna girecektir. Biz de iyi bir ticaret yapan kimse olarak tanınacak ve iz bırakacağız.

Fakat ne var ki, durum her zaman bu şekilde devam etmemektedir. Çünkü bazı zamanlarda piyasada bazı malların azalması tabii olarak karşımıza çıkmakta ve o mala ihtiyaç duyan alıcıların sayısı da artmaktadır. İşte bu durumda normal olarak geçen günlerdeki davranmayı bir tarafa bırakarak böyle bir fırsatı kendi lehimize çevirebilmenin yollarını aramaya başlıyoruz.

Eğer o mal bizde varsa müşteriler de bunu arıyor ve soruyorsa hemen bu fırsattan kendi lehimize faydalanmaya bakıyor ve normal zamanlarda sattığımız fiyatı unutarak müşterinin satın alma konusundaki mecburiyetini göz önüne alarak malı azami bir noktada satabilme yolunu arıyoruz. İşte fırsatçılık dediğimiz bu durumdur.

Satıcı olarak burada unuttuğumuz bir şey bulunmaktadır. Bir satıcı olarak iş yapan kimse bu işten yalnızca para kazanan bir kimse değil, aynı zamanda diğer kimselere de bu işi yaparken biz hizmet de görmektedir. Tıpkı bir yerde memur veya hizmetli olarak çalışan kimseler gibi. Çünkü onlar da hizmet verirken yalnızca parayı düşünmezler ve yaptıkları işle bir başka kardeşlerine hizmet sunmuş olmaktadırlar. Bu durum ister seyyar olsun, ister toptancı veya perakendeci olsun bütün satıcılar için geçerli olduğu gibi, bütün âmir ve memur; usta ve çırak için de geçerlidir.

Özellikle içinde yaşamakta olduğumuz durumda, aynı dinin mensubu birbirimizin kardeşi olduğumuzu aklımızdan çıkarmadan üzerimize düşeni yapmalı ve birbirimizin destekçisi olmalıyız. Fakat ne yazık ki, böyle davranamadığımız günler yaşamaktayız.

Yazarın Diğer Yazıları