Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

İslâmda Ticaret

Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

Canlılar içinde akıl ve irade sahibi olarak yaratılmış bulunan insan, aynı zamanda hırslı ve duygusal özelliğe de sahip bulunmaktadır. Bu sebeple her birey her şeyin kendisinin olmasını ister ve bu yönde çalışıp gayret eder. Fakat hırsı kendisini bu noktada tutamaz. Çünkü o yalnız kendisini düşünür. Tarih boyunca gördüğümüz insanlar farklı yerlerde ve farklı asırlarda yaşamış olsalar da içlerinde bulunan hırsları kendiliklerinden sınırlayıp yönlendirebilmiş değildirler.

Bundan dolayı da biz insanları yaratanımız olan Rabbimiz Allah’ımız, yarattığı bizleri iyi bilip tanıdığı için, zaman içinde, peygamberler göndererek bizlere doğru olan yolu bildirmiş ve gönderdiği peygamberlerin izinde gidersek gerçek kimliğimizi bulmuş olacağımızı haber vermiştir. Dolayısıyla Allah bizim doğru ve razı olduğu yolda hareket etmemizi irade etmiş, istemiş bulunmaktadır. 

Yani Allah biz kullarının kendisine ulaşabileceğimiz yolları gönderdiği peygamberler ve onlar aracılığı ile indirdiği kitaplarla bildirmiş. Böylece insan olan bizlere doğru yolu göstermiştir.  Ayrıca örnek yaşayışlarından faydalanabilmemiz için de onları içimizden seçip yaratmış ve yaşatmıştır.

Diğer taraftan kâinatta gördüğümüz ve görmediğimiz ne kadar nimet varsa hepsini biz insanlar için yaratmış bulunmaktadır.

Ancak hırsı çok, sabrı da az olarak yaratılmış olan insan gördüğü ne varsa onun sahibi olmak istediğini de bildiği için, bunlara sahip olmanın, olabilmenin yollarını da gönderdiği peygamberler ve kitaplarla biz insanlara bildirmiştir. Bundan dolayı biz de günümüzde her neye sahip olmak istersek temelde Allah’ın bildirdiği esaslara göre hareket etmek durumundayız. Çünkü Allah’ın kulları olmamızın gereği dünya hayatımızda bize yol gösteren inandığımız peygamberimizin bize gösterdiği yolda yürümemiz ve yaşayışımızı O’nun bildirdiği yol ve kurallara uydurmamız gerekir.

Fakat nedense bizler içinde bulunduğumuz sıkıntılı durumdan ‘nasıl davranırsam daha çok kazanırım?’ düşüncesinde hareket etmekte ve fırsatı lehimize değerlendirmeye çalışmaktayız. Yani insanlığımızı unutarak hırsımızın peşinde koşmaktayız.

Aslında hırsımıza yenilerek, ticari hayatımızı ‘daha çok nasıl kazanabilirim?’ yönünde değil de ‘nasıl hareket ederek kazanırsam doğru ve helâl kazanç sağlayabilirim?’ diye düşünerek yönlendirmeliyiz.

Zira dün olduğu gibi, günümüzde de yaşadığımız her zaman diliminde Allah’ın imtihanına muhatap bulunuyoruz. Bugün de bütün insanlar olarak bir imtihan süreci yaşamaktayız. Başkaları ne yaparsa yapsın, ancak Müslüman olarak her birimiz bu imtihanı başarabilmemizin yolu ilgililerin çare olarak görüp gösterdikleri hususlara riayet ederek hareket etmemiz gerektiğini asla unutmamalıyız. Tabii bu noktada kendimizi düşündüğümüz kadar başkalarını da düşünerek hareket etmeliyiz. Akıllı Müslümanların yolu başkalarını düşünmeden sırf kendi menfaatleri doğrultusunda hareket etmek değil, Allah’ın yolundan ayrılmadan, konuyu bilenlerin gösterdikleri yolda hareket etmek olmalıdır.

Bu durum bizim kazanç yolumuzu da doğru ve meşru bir yolda yürüyerek hareket etmemizi sağlayacaktır. Böyle yaparsak hem Allah’ı unutmamış ve hem de maruz kaldığımız durumun bizim için bir imtihan olduğunu bilerek hareket etmiş oluruz. Eminim ki, sonunda bu yol bizi felâha ve refaha ulaştıracaktır.

Yazarın Diğer Yazıları