Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

Neslin Korunması

Prof. Dr. Mustafa Uzunpostalcı

Müslüman olan bizlere dinimizin yüklediği görevlerden biri de neslin korunması görevidir. Bu sebeple biz de önceki yazılarımızda dinimizin bizi korumakla yükümlü kıldığı beş görevden birinin de ‘neslin korunması’ görevi olduğunu belirtmiştik.

Bilindiği gibi nesil, Türkçemizde çok anlamlı kelimelerden biridir. Soy-sop, nesep, zürriyet, sülâle, kuşak benzeri birçok anlamı ifade etmektedir. Bundan dolayı bir kimse temelde neslinin devamını sağlamak için evlenmeyi tercih eder. Nitekim evlenmek hayatta hepimizin son derecede önem verip dikkat ettiğimiz hususlardan biridir. Konu ile ilgili olarak Milli Şâirimiz Mehmet Âkif merhum da şöyle demektedir: “İşin hakikati hilkat ne kâr arar ne zarar – Beka-yı nesle bakar hep beka-yı nesli sorar” demektedir. Bundan da anlıyoruz ki, biz insanlar için neslin devamı önem arzeden bir olgudur.

Bu sebepten olmalı ki, dinimiz de bize neslin korunması görevini yüklemiştir. Neslin korunması ise her şeyden önce meşru bir evlilikle başlar ve onunla tamamlanır. Dinin, Aklın, Malın ve Canın korunması gibi “Neslin korunması” da biz insanlar ve özellikle de Müslümanlar için önemli kılınmıştır.

Dikkat edersek evlenme her gencin arzusu olduğu bir gerçektir. Bu durum yalnızca yetişkin seviyeye gelen çocukların değil, aynı zamanda bu gençlerin ailelerinin de çocukları bu çağa geldiklerinde en çok düşündükleri bir olaydır.

Her anne ve babanın, çocukları belli bir yaşa gelince, üzerinde en çok düşündükleri şey çocuklarını evlendirebilmek olayıdır. Bu aynı zamanda anne ve babanın hoşlandığı bir hülyası olmaktadır. Gençlik çağına gelmiş çocuklarını bir an önce evlendirip çoluk çocuğa kavuşmaları anne ve babaların ilk akıllarına gelen husustur. Yani anne ve babaların akıllarını çocuklarını ne zaman ve nasıl evlenecekleri düşüncesi, onlar daha küçük yaşlarda oldukları zamandan itibaren sarar. Çünkü onların yetişkin çocuklarının bir an önce evlenip çoluk çocuğa kavuşmaları, dolayısıyla nesillerinin devamını görmeleri en büyük arzularıdır.

Bu kadar önemli görülen bir olayın altında yatan sebep ise çocuklarından olacak çocukları görerek nesillerinin devam etmekte olduğundan emin olarak duyacakları mutluluğun tezahürü ve onun güzel hislerini yaşamaktır. 

Durum böyle olunca bir insan olarak hem evlenen ve hem de bu evlenen kimselerin yakınlarını bu kadar sevindiren bir olay basit bir olay olamaz.

Bu konuda Allah da ‘Nûr Suresi’nde şöyle buyurmaktadır: “Aranızdaki bekârları, kölelerinizden ve cariyelerinizden elverişli olanları evlendirin…”. Bundan çıkaracağımız özel bir anlam şu olmalıdır: İnsanoğlu ister hür olsun ister köle eğer onların dürüst bir hayat sürmesi ve nesillerinin devam etmesini istiyorsanız, bunun tek yolu evlilikten geçer. Evlilikten sonra elde edeceğiniz nesil aradığınız nesildir. Evlilik dışı çocuk sahibi olmak ise hem böyle çocukların ve hem de bunların anne ve babalarının sevinmeyi bırakın bir utanma ve sıkılma sebebidir. Bunu da hiçbir akıl sahibi Müslüman yaşamak istemez.

Önemli olan ve gerçek nesil olarak anılabilecek olan sahih bir nikâhla elde edilecek olan nesildir. Bunu önemle dikkate almak gerekir. Nasıl olursa olsun, ne şekilde elde edilirse edilsin elde edilen çocuk insanlar için ön görülen bir davranış ve iyi bir fiil olarak da görülmemiştir. Diğer bir ifade ile akıllı olarak yaratılmış olan insana yakışan davranış, neslinin devamını sağlarken, o neslini insan hareket ve davranışlarına uygun olan yoldan elde etmesi ve diğer canlılar gibi davranıştan sakınması gerektiğidir.

Yazarın Diğer Yazıları