ŞU MERKEZİ SINAVLAR OLMASA EĞİTİM SİSTEMİ ÇOK İYİ İDARE EDİLECEK
Kerim Toslak
"Okullar olmasa maarifi ne güzel idare ederdim." İkinci Meşrutiyet dönemi Maarif Nazırlarından Emrullah Efendi'ye ait olan bu söz aslında o dönem eğitim sistemine getirilmiş eleştirel bir bakışın ironik bir ifadesidir. Aslında o günden bu güne, eğitim sistemimizi rayına oturtup, şikâyetlerin biteceği, herkesin memnun olacağı bir sistemi kuramadık. Herkesin memnun olacağı bir sistemi kurmanın mümkün olamayacağını, bunun eşyanın tabiatına da aykırı olduğunun da bilincindeyim. Ancak ülke gündemini bu denli meşgul etmesi, yap boz tahtası gibi sürekli müfredat, öğretim sistemi, sınav sistemi, öğretmen yetiştirme sistemi v.s değişiklikleri yoruyor. Öğrenciyi yoruyor, veliyi yoruyor, sosyo ekonomik yapıyı, demografik yapıyı yoruyor. Hülasa topyekün ülkeyi yoruyor.
Otuz altı yılını eğitim sisteminin içinde öğretmen ve büyük bir kısmını okul yöneticisi olarak geçirmiş bir kişi olarak yukarıda Emrullah Efendi'nin sözünü günümüze uyarlayarak söylesen ne dersin dedseler; "liselere geçiş, üniversitelere geçiş sınavları olmasa maarif ne güzel idare edilir" şeklinde söylerdim. Nedenini şudur; bu sınavlar eğitim sisteminin kimyasını bozuyor. Aslında sistemi bozan bu sınavlar da değil. Bu sınavlarda istediğini elde edemeyen bazı toplum kesimlerinin organize biçimde bu sınavlara yönelik oluşturdukları kamuoyu baskısı bu sınavları hedef tahtası haline getiriliyor. Siyasiler de zaman zaman baskı altında kalıp, bazen sınavları kaldırmaktan söz ediyorlar. Örneğin 24/12/1993 bütçe görüşmelerinde üniversitelere sınavsız geçiş vadinde bulunuyor. Benzer şekilde CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gençlere yönelik yaptığı açıklamalarda ve parti programlarında "üniversiteye giriş sınavlarının kaldırılmasını veya kademeli olarak dönüştürülmesini hedeflediklerini" ifade ediyor. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Eylül 2017 de Mabeyn Köşkü'nde ATV, A Haber ve A News ortak yayınında katıldığı programda TEOG ile ilgi soruyu cevaplarken özetle:" Ben TEOG ( temel eğitimden ortaöğretime geçiş sınavı) olayını istemiyorum ve bunu da artık yanlış buluyorum. TEOG'un kaldırılması lazım. Biz TEOG'la mı geldik? Ne TEOG vardı, ne bir şey vardı. Sınavsız nasıl devam edileceğiyle ilgili soru üzerine, "Aynen devam edecek. Eğer farklı okullara gitme durumu falan olursa her okul kendisi, kendi imtihanını yapar, o okula geçmek isteyen de o okulun imtihanına girer, kazanırsa devam eder. Bunlar zor şeyler değil." diyor.
Eğitimin başındaki o dönemdeki bakan ve bürokratlar da siyasi iradeye "gerek eleriyle sınavlar kalkamaz efendim" demek yerine "tamam efendim, derhal efendim sınavsız geçiş için çalışmalara başlıyoruz" diyerek işe koyulup sınavın adını değiştiririp "ne şişi yakıyorlar ne kebabı". Çünkü başka türlü bir çözüm yolu yok
ÖSS YGS oluyor, LYS oluyor, YKS oluyor sistem bildiğini okumaya devam ediyor. OKS SBS oluyor, TEOG oluyor, LGS (liselere geçiş sınavı) olarak ismi değişiyor. Sınavsız falan bir geçiş olabilemiyor.
Sadece sınavın adı değişiyor, hata bir ise ikiye, iki ise üçe çıkıyor. Bazen soru sayısında, soru şeklinde küçük değişikliklerle sınavlar devam ediyor. Nitekim bu ay 13 Haziran 2026 Cumartesi günü Milli Eğitim Bakanlığı (MEB) tarafından Liselere Geçiş Sistemi (LGS) kapsamında Sınavla Öğrenci Alacak Ortaöğretim Kurumlarına İlişkin Merkezî Sınav gerçekleştirilecektir. Mayıs ortasından Haziran sonuna kadar hafta sonlarına sınavlar sığdırılamıyor. Sınavlarla ilgili gelen eleştiriler eğitim sisteminin başını ağrıtıp, kimyasını bozuyor. Topyekun sistemi alt üst edip duruyor. Uygulanmaya başlanan Türkiye Yüz Yılı maarif modeliyle beraber sınav modelimiz de yeniden ele alınıp modellenebilir. Yeni denemelerle ve yeni nesillerimizle eğitimimiz, sistem arayışına devam edecektir. İnşallah daha iyi bir sisteme ulaşılır. Sınava girecek öğrencilere başarılar dileyerek dua ve temeniden başka yapacağımız bir şey yok.
Selçuklu/KONYA