Mükremin Kızılca

Konya'da Kentleşme Üzerine!

Mükremin Kızılca

1970’lerden Konya Hatıraları- 8

1970’li yıllarda Konya tamamen ekenek araziye dönük bir gecekondu kentini andırıyordu.

Ankara yolu tarafından gelen ve Konya’ya yerleşen köylüler Ankara yolu civarına, Ereğli – Karapınar tarafından göçen köylüler Karapınar yolu boyuna, Hadim – Bozkır tarafından hicret edenler Karaman yolu etrafına, Beyşehir –Seydişehir tarafından merkeze gelenler tıp fakültesi caddesi etrafına, Akşehir  - Kadınhanı tarafından vilayete taşınanlar da İstanbul caddesi üzerine yerleşiliyorlardı.

Bu düzene aykırı olan yerleşmeler de vardır: mesela Sızmalılar Karatay – Araplar tarafına, Ermenek - Başyaylalılar Meram – Selver tarafına arsa alarak evlerini yapıyorlardı.

Bu göçün nedeni malum 1960’lı yıllarda başlayan büyük sanayi devrimi ve Avrupa işçi akınıdır. Her aile çocuğunun birisini okutursa birisini sanayie veriyor, onların köye gelip gitmesi zorsa şehirde bir arsa alıp ev yaparak veya bir ev tutarak kendileri de geliyorlardı.

Yerleşmeleri de herkesin hemşerisi bir emlakçısı olur, hemşerilerine kendi ilçeleri tarafından hisseli ucuz arsalar temin eder ve birkaç ay içinde kendi arsası üzerine bir gecekondu hatta gündüz kondu çökertilirdi.

Geçen yazımızda dediğim gibi Alaeddin tepesinden sonra yapılaşma bu yıllarda açılan Nalçacı caddesiyle başladı. Yani elli yıl önce Selçuklu diye bir ilçe yoktu. Selçuklu ilçesi 1888 yılında kuruldu.

1983’ten sonra Nalçacı caddesini takiben Mehmet Keçeciler öncülüğünde ekenek olmayan altı kepir, verimsiz arazilere ev mesken yapılmaya başlandı. İlk meskenler İmar İskân Evleri adını taşıyan 65 metre karelik Bin konutlardı. Bu minik dairelerde bekçiler ve polis memurları otururdu. Bin konutlar adıyla bir minibüs hattı bile kurulmuştu, artık burası yeni kurulacak Selçuklu ilçesinin merkezini oluşturuyordu.

Daha sonra etrafta yüzlerce kooperatif mesken inşası için harekete geçti. Buralar yazımın başında değindiğim hemşeri kolonileri şeklinde ve gündüz kondu tarzı değil herkesin gücüne göre üye olduğu kooperatif daireleri şeklindeydi ki bu durum da burada kozmopolit bir yapının önün açıyordu.

1980’li yıllarda kapıdan kapıya pazarlama yaptığımdan dolayı bu yapıyı çok iyi biliyorum. Türkiye’nin her vilayetinden memur evleri, Konya’nın bütün ilçelerinden ve köylerinden çiftçi - işçi evleri birbirini tanımadan komşu oluyordu.

Ayrıca esnaf gurupları da kooperatifler öncülüğünde mesken sahibi oluyorlardı: terziler sitesi, marangozlar sitesi, lokantacıları sitesi, mobilyacılar sitesi gibi siteler kuruluyor ve ilgili meslekten üye toplanıyordu.

Meslek erbabı da aralarında kooperatifleşerek sitelerini kuruyorlardı: doktorlar sitesi, eczacılar sitesi, avukatlar sitesi gibi. 

Bir de hemşeri ruhu da bu kooperatif işine el atmıştı. Daha doğrusu kooperatifler o işe el atmıştı: Yollar başı sitesi, Karamanlılar sitesi, Akşehir sitesi, Çumralılar sitesi, Çeşmeli sebil sitesi gibi. Bu tarz siteler en başta tamamen birbirini tanıyan ailelerden oluşsa da satıp el değiştirerek sonraları durum tamamen aslını kaybediyordu.

Kooperatif sitelerinde başka bir furya daha göze çarpıyordu, o da İslami motifli site ve apartman adları: İslam sitesi, Uhut sitesi, Bedir sitesi, Hudeybiye sitesi, Hicret apartmanı, Akabe sitesi gibi.

O tarihlerdeki Konya sadece bugün tarihi yarımada statüsü olarak işlenen merkezi bölgeydi. Ancak en başta dediğim hemşeri kolonileri kendi geldikleri yere doğru sünen gündüzkondulara yerleşmiş haldeydiler.

Bu koloniler aynen köydeki gibi bin, bin beş yüz, en fazla iki bin metre arsa alıyor başına bir köy tipi ev konduruyor kalan boş yerde de inek keçi için bir ahır yapıyor, sebze meyve yetiştiriyordu.

Şu anda bu tarz yapılaşma kısmen kontrol altındaysa da bütün ihtişamıyla adı geçen güzergâhlarda devam etmektedir. Eskiden her belediye seçimi öncesi yumulan gözlerle bu iş hızlanır, sonra yavaşlardı. Yasaklara rağmen inşa edilen ek ve ya yeni evlere ise belediyeler yıkmaktan ziyade yüklü para cezalarıyla bu işi affediyorlardı.

Nihayet 2018 yılı sonunda çıkan bir imar barışı yasasıyla bu kategoriden on milyon meskene yasallık kazandırıldı, geçici tapu kayıt belgesi verildi.

(Devamı: 1970’li yıllarda çarşı merkezi)

Yazarın Diğer Yazıları