Los Angeles Yangınları!
Mükremin Kızılca
2025 Ocağının ilk günleri başlayan Amerika'nın Kaliforniya eyaleti Los Angeles kenti civarındaki yangın hakkında yorumum.
İşte, süper güç dediğimiz, bütün dünyanın jandarmalığına soyunan Amerika'nın çaresiz hali. Aslında bu durum insanlığın, Kâdir-i Mutlak olan Allah cc hazretlerinin “ol” deyince olduran, “öl” deyince öldüren iradesi karşısındaki durumunun da bir özetidir.
İtfaiye yetersiz, lojistik güç yetersiz, su yetersiz, uçak yetersiz, helikopter yetersiz, hani senin gücün nerede?
Ortadoğu'ya gelip Suriye'deki veya başka ülkelerdeki bölücü teröristlere ülkeleri bölsün diye yaptığın binlerce tır dolusu on binlerce silahın parasını ülkeni yangınlardan, fırtınalardan korumak için neden kullanmıyorsun?
Ey ABD! Bir buçuk senedir İsrail'in Gazze’yi, Lübnan’ı, Suriye'yi sıkıştırıp on binlerce çocuk çoluk kadın öldürmesine bizzat destek veren Amerika! İsrail neden gelip de senin bu yangınlarını söndürmüyor?
Artık Amerika bundan bir ders çıkarmalıdır. Ortadoğu’dan elini ayağını çekmelidir. Müslüman kanı dökmekten vazgeçmelidir, kendi peygamberleri olan Hz İsa’yı öldüren (aslında Allah onu gözlerinden sakladı öldüremediler, ama kendi inançlarına göre diyorum) Yahudilere destek olmaktan vazgeçmelidir.
Bir Müslüman olarak düşünüyoruz, Gazze'de, Afganistan'da, Pakistan'da, Suriye'de, Irak'ta milyonlarca insanın öldürülmesine bizzat katılan Amerika Birleşik Devletleri’nin bu yangınlar karşısındaki çaresizliği bir tesadüf mü? Bunu sıradan bir doğal afet olarak mı algılamamız lazım?
İnsanların başına gelenlere tabii ki sevinemeyiz, Amerika'nın başına gelene bu belaya musibete nasıl tepki vermeliyiz?
Ahlaki olarak Müslümanların hiçbir insanın başına gelene sevinme diye bir durumu olamaz. Ancak bizzat zalimlerin üzerine düşen her türlü belayı kesinlikle Allah'tan biliriz.
O zaman sormak lazım Pentagon niye yanmıyor? İslam topraklarına Ateş düşüren o silahların üretildiği, savaşların planlandığı, zulümlerin dosyalandığı merkeze neden büyük bir ateş düşmüyor?
Ayrıca bu tür doğal afetlerin en büyükleri yine İslam topraklarında olmuyor mu? Daha 2 yıl önce bizim 10 tane vilayetimizden 100.000 kişimiz toprak altında kalıp vefat etmedi mi?
Filistin'e, Irak’a, Suriye’ye Gazze'ye yapılan zulümlere karşı çıkan birçok Hristiyan da vardır.
Netice olarak cenabı hak son hak dini İslamiyet’i insanlığa bildirmiş ancak kimsenin zorlama ile yola getirilmesini istememiştir.
Müslüman olmayan bütün unsurlar da ümmet-i davettir. Bizler ümmeti- Muhammed isek onlar da davetimiz altındaki bir ümmettir.
Cenab-ı hak Bakara suresinin son ayetinde bize şöyle dua etmemizi emrediyor:
“Allah, bir kimseyi ancak gücünün yettiği şeyle yükümlü kılar. Onun kazandığı iyilik kendi yararına, kötülük de kendi zararınadır.
(Şöyle diyerek dua ediniz): “Ey Rabbimiz! Unutur, ya da yanılırsak bizi sorumlu tutma! Ey Rabbimiz! Bize, bizden öncekilere yüklediğin gibi ağır yük yükleme. Ey Rabbimiz! Bize gücümüzün yetmediği şeyleri yükleme! Bizi affet, bizi bağışla, bize acı! Sen bizim Mevla’mızsın. Kâfirler topluluğuna karşı bize yardım et.” (Bakara 286)
Araf suresinin 157. ayetinde ise son peygamber Hz Muhammed’in (sav) insanlardan takat getiremeyecekleri ağır şeyleri kaldırmak için geldiği vurgulanır:
“Onlar, yanlarındaki Tevrat’ta ve İncil’de yazılı buldukları Resûle, o ümmî peygambere uyan kimselerdir. O, onlara iyiliği emreder, onları kötülükten alıkoyar. Onlara iyi ve temiz şeyleri helâl, kötü ve pis şeyleri haram kılar. Üzerlerindeki ağır yükleri ve zincirleri kaldırır. Ona iman edenler, ona saygı gösterenler, ona yardım edenler ve ona indirilen nura (Kur’an’a) uyanlar var ya, işte onlar kurtuluşa erenlerdir.” (Araf 157)
Bir de cenabı Hakk'ın, “zalimlerin yaptıklarından bizi habersiz sanmayın” ayetini düşünelim:
“Sakın, Allah’ı zalimlerin yaptıklarından habersiz sanma! Allah, onları ancak gözlerin dehşetle bakakalacağı bir güne erteliyor.” (İbrahim 42)
Adeta o gün, bugün Amerikan ve İsrail zulmüne ilahi bir tokat gibi gelmiştir.
Bu ve benzeri afetleri insanlara ders ve ilahi ceza olarak düşündüğümüz zaman, Los Angeles’taki yangın nice masumları da yakmaktadır, bu masumlar ormanda tüneyen yüzlerce türden canlılardır ya da günahsız insanlardır.
Bu durumda onlar da Allaha CC şöyle sorma hakkını elde ederler:
“Mûsâ tayin ettiğimiz vakitte buluşmak üzere kavminden yetmiş adam seçti. Onları o müthiş deprem yakalayınca Mûsâ dedi ki: “Ey rabbim! Dileseydin onları ve beni daha önce helâk ederdin. İçimizdeki beyinsizlerin işledikleri yüzünden bizi helâk edecek misin? Bu iş, senin imtihanından başka bir şey değildir; onunla dilediğini saptırır, dilediğini de doğru yola iletirsin. Sen bizim velîmizsin. Artık bizi bağışla ve bize acı! Sen bağışlayanların en iyisisin.” (Araf 155)
Evet, bu ayette geçtiği gibi bu tür bela ve musibetler yani doğal afetler Allah’ın bir sınamasıdır. Umarız bu feci yangın sonrasında ABD bu sınavı iyi değerlendirerek Müslüman kanı akıtmak ve akıttırmaktan vaz geçer.
Şu ayet-i kerime de çok ilginçtir, sanki bugünkü Los Angeles yangınını anlatmaktadır:
“De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir. (Kehf 29)
“Üzerlerine kurutan sonuçsuz bırakan ve her şeyi mahveden dehşetli bir fırtına göndeririz”
“Âd kavminin helâkinde de bir ibret vardır. Hani biz onların üzerine köklerini kesecek bir rüzgâr göndermiştik.” (Zariyat 41)
Bu ayetten de cenabı Hakk'ın gönderdiği fırtına karşısında bu yangına hiçbir şeyin çare olamadığı görülüyor.