Din Günü Nedir?
Osman Avcı
Birçoğunuzun günde en az kırk defa okuduğu Fatiha Suresi’nin içinde bir yer var:
“Mâliki yevmiddîn.”
Türkçeye çevrilmiş karşılığı: “Din gününün sahibi.”
Peki, nedir bu din günü?
Kadınların kendi aralarında toplanıp altın günü yaptıkları gibi, “al gülüm, ver gülüm” hesabının yapıldığı bir şey değil elbette.
Ama okuyanların birçoğunun manasını es geçerek telaffuz ettiği “din günü” kavramı, özellikle son on yılın içerisinde unutulmuş en özel günlerden birisi.
Mesela denemesi bedava…
Dışarı çıkıp önünüze gelen ilk on kişiye şu beş günün tarihini ve o günlerde neler olabileceğini sorun. Kesinlikle yüksek oranda doğru cevaplar alacaksınız:
Dünya Kadınlar Günü?
Anneler Günü?
Sevgililer Günü?
Babalar Günü?
Yılın en uzun günü?
Dilerseniz bu listeyi daha da uzatabilirsiniz.
Ama deseniz ki:
“Din günü nedir?”
İşte orada mikrofonunuza bakarak;
“Ee…”
“Şey…”
“Hmm…”
“Aslında biliyorum da…”
“Şu an aklıma gelmedi ama kesin okuduğumu hatırlıyorum…”
tarzı bir sürü tıkanmışlık sendromu göreceksiniz.
Uzatmayayım…
İslam’da dört temel kavram vardır:
İlah, Rab, Din ve İbadet.
Bu dört kavram gerçekten şuurlu bir şekilde öğrenilirse, size hiçbir dış güç kolay kolay kafa tutamaz.
Ve bu kavramların içindeki en kallavi olanı da dindir.
Çünkü din, hayatın ta kendisidir.
Peki, din günü nedir?
En kısa özetiyle söyleyelim:
Yaşamış olduğunuz hayatın hesabını ödemek için yanaştığınız kasada, önünüze konulan dünya adisyonudur.
Yani hayatınızın hesabını vereceğiniz günün adıdır din günü.
İşte o günün mâliki olan Allah, yerlerin ve göklerin; aynı zamanda ikisi arasında kalan her şeyin de Rabbidir.
Bugün dilimizle defalarca söylediğimiz, fakat anlamını belki de yeterince düşünmediğimiz o cümle, aslında bize hayatımızın en büyük gerçeğini hatırlatıyor:
Mâliki yevmiddîn…
Din gününün sahibi…
Rabbim, ne dediğinin farkında olan kullarından eylesin hepimizi.