Şehirler ve gelenekler
Osman Avcı
Bir toplum, çocuklarına nasıl bir gelecek bırakacağını düşünürken onların hafızasında hangi hatıraların yaşayacağını da önemsemeli. Çünkü insanın memleketiyle kurduğu bağ, çocukluğunda katıldığı bir gelenekte, büyüklerinden duyduğu bir sözde, yıllar geçse de unutamadığı bir türküde kök salar.
Konya’nın bütün büyüme sancılarına rağmen yaşanabilir bir şehir olmasında, geleneklerini sürdürme gayretinin önemli bir payı olduğunu düşünüyorum. Büyük şehirlerin kalabalığı içinde komşulukların, alışkanlıkların ve ortak değerlerin aşındığı bir dönemde, bu bağı koruyabilmek kıymetli.
Üç aylar yaklaşıyor mesela…
Şimdiden şivlilik heyecanını düşünmek bile insanın yüzünde bir tebessüm oluşturuyor. Çocukların kapı kapı dolaştığı, büyüklerin günler öncesinden hazırlık yaptığı, bir şehrin aynı sevince ortak olduğu güzel bir gelenek…
O gün çocukların çantalarına konulan her ikram, hafızalarında bir hatıraya dönüşüyor. Kapısını çaldıkları komşuyu tanıyor, paylaşmanın sevincini yaşıyor, içinde büyüdükleri şehrin bir parçası olduklarını hissediyorlar. Yıllar sonra şivlilik hazırlığı yapan bir yetişkine dönüştüklerinde, kendi çocukluklarından kalan o sevinci başka çocuklara taşıyorlar.
Gelenek dediğimiz de böyle yaşamaya devam ediyor.
Konya Âşıklar Bayramı’nı da bu gözle değerlendiriyorum.
Uzun zamandır Karatay Belediyesinin ev sahipliğinde düzenlenen bu buluşmaları yerinde takip ediyorum. Geçen yıl Mevlana Kültür Merkezi’ndeki programda vatandaşlar salonu doldurmuştu. İlgi öylesine büyüktü ki Karatay Belediye Başkanı Hasan Kılca’ya, gelecek yıl daha geniş bir yerde buluşma talebi iletilmişti.
Bu talep, geleneğin toplumdaki karşılığını göstermesi bakımından önemliydi. İnsanlar sazı dinlemek, söze kulak vermek, o atmosferi birlikte yaşamak istiyordu.
Bu yıl altmışıncı yılını kutlayan Konya Âşıklar Bayramı’nda altmış âşık misafir edildi. Hasan Kılca’nın ev sahipliğinde Karatay Gençlik Merkezi’nde gerçekleştirilen program, bu köklü buluşmaya yakışan bir güzellik taşıyordu. Âşıkların sazları ve sözleri dinleyenleri mest ederken Konya, bir kez daha saza ve söze doydu.
Âşıklık geleneğinin insanı içine çeken bir tarafı var. Söylenen sözde kendinizden bir şey buluyorsunuz. Bazen bir memleket hasreti, bazen bir hayat dersi, bazen de yüzünüzü güldüren ince bir nükte… Sazın sesine kulak verdikçe, geçmişten bugüne taşınan duyguların hâlâ ne kadar tanıdık olduğunu fark ediyorsunuz.
Türkülerimiz de bu tanışıklığın en güçlü taşıyıcılarından biri. Anadolu’nun farklı köşelerinde söylenen bir türküde aynı özlemi, aynı sevgiyi, aynı ayrılık acısını duyabiliyoruz. Kelimeler, ezgiler ve söyleyişler değişse de insanın gönlüne dokunan tarafı kuşaktan kuşağa ulaşıyor.
Bir zamanlar büyüklerimizin dinlediği sözlerin bugün bizim içimizde karşılık bulması, kültürün hayatımızdaki yerini anlatmaya yetiyor.
Bu nedenle böyle programları önemsiyorum. Belediyelerin kültürel mirasa sahip çıkması, sanatçıyla dinleyiciyi buluşturması ve bu buluşmaların devamlılığını sağlaması, şehrin geleceğine yapılan değerli bir katkı.
Karatay Belediyesini ve emeği geçenleri de bu bakımdan tebrik etmek gerekiyor. Altmış yıllık bir geleneği yaşatmanın emek, ilgi ve sorumluluk isteyen bir tarafı var.
Elbette bu sorumluluk hepimize düşüyor. Çocuklarımızın kendi kültürünü tanımasını istiyorsak onlara bu kültürle karşılaşacakları fırsatlar sunmalıyız. Bir akşam ellerinden tutup âşıkları dinlemeye götürmek, anlamını sordukları bir kelimeyi açıklamak, bir türkünün hikâyesini birlikte öğrenmek… Bazen küçük bir beraberlik, insanın ömrü boyunca taşıyacağı bir bağın başlangıcı olabilir.
Şivlilikte kapımızı çalan çocukla, bir salonda sazın sesine kulak veren genç arasında böyle bir bağ var. İkisi de yaşadığı şehri tanıyor; onun sevincine, diline ve hatıralarına ortak oluyor.
Konya’nın yarınını düşünürken bu bağı da gözetmeliyiz. Yeni nesillerin bu şehre ait hissetmesi, burada kendilerine kalan bir hikâye bulabilmesine bağlı.
Bizim çocukluğumuzu güzelleştiren gelenekler, onların da hatırası olsun. Yıllar sonra kendi çocuklarına anlatacakları bir şivlilik sabahı, birlikte dinleyecekleri bir türkü, gönüllerinde taşıyacakları bir Konya kalsın.