BU SAVAŞ KİMİN SAVAŞI
Kerim Toslak
ABD ve İsrail'in İran'a yönelik başlattığı savaş devam ediyor. Aslında bu savaş sadece İran'a yönelik bir savaş değil, insanlığa yönelik bir savaştır. Çünkü savaşın geldiği noktada; bir taraftan insanlık için hayati öneme haiz doğal kaynaklar heba olurken, diğer taraftan ortaya çıkan çevre kirliliği insanlığın geleceğine yönelik önemli bir tehdit oluşturuyor. Son birkaç gündür İran'da vurulan petrol tesislerinin gökyüzüne bıraktığı karbon ve bunun sonucu oluşan kirlilik neredeyse Asya kıtasının yarısını etkiliyor. Aynı şekilde ortaya çıkan petrol krizi sadece savaşan ülkeleri değil, dünyanın her tarafını etkiliyor.
Birdenbire artan petrol fiyatları, Dünya ekonomisini zorlamaya başladı. Yine ortaya çıkan petrol krizi, dünyada gübre üretimini büyük ölçüde olumsuz etkileyecek. Yine bunun sonucu olarak Dünya gıda üretimi önemli ölçüde azalacak. Bu da yine insanlığın dar gelirli büyük bir kısmını açlık felaketiyle karşı karşıya bırakacak. Aynı şekilde bu savaş çevre ülkelerini de içine çekecek büyük bir girdaba dönüşme potansiyeli taşıyor.
Özellikle Savaşı başlatan ABD ve İsrail bu savaşı yürütebilmek için kendi evlatları yerine, taşeron olarak kullanacak ülkeler ve gruplar üzerinden savaşı genişletme çabasında. Bir yandan sahte bayrak operasyonları ile bir taşla birkaç kuş vurmak istiyorlar. Bunun için çevre ülkeleri savaşın içine çekmek için akla gelmedik şeytani planlar yapmaktalar. Bu amaçla kontrolü altında tuttukları Körfez Ülkelerini savaşın ortağı yapak için oralarda bulundurdukları üslerini bu savaşta kullandılar. Körfez ülkelerinin "kullanmayacaksınız / kullandırtmayacağız" demelerine rağmen dinlemediler.
Çünkü o ülkeler zaten Amerikalılar tarafından kontrol edildikleri için Amerika'ya söz dinletme kudretine sahip değiller. İran tarafının bu ülkelerdeki Amerikan üsleri ve Amerikan tesisleri vuruldukça, bu ülkeleri İran'a karşı kışkırtsalar da bu ülkeler büyük ölçüde bu kışkırtmalara prim vermedi. Amerikan oyununu gördüler ve akıllıca davrandılar. Diğer taraftan bölgedeki Kürt grupları kullanmayı denediler. Onlardan da satın aldıkları bir iki küçük grupların dışında böyle bir hevese kapılan olmadı.
Azerbaycan ve Türkiye'yi savaşın içine çekmek için yollar denendi. İran içinde bol miktarda bulunan satın aldıkları ajanları devreye koymuş olabilecekleri ihtimaldir. İran içinde dostu düşmanı ayıramayacak kadar hamakat sahibi birilerinin işi de olabilir. Neticede savaşın yayılması bizim ülkemizi ve insanlığı ilgilendiriyor. İnşallah bu noktada Türkiye'de Azerbaycan'da bu şeytani tuzaklara düşmeyecektir.
Bu arada bu savaşın nedeni, niçini ve nasıl biteceği üzerinde tartışmalar sürüyor. Aslında savaşın İran'a yönelik olduğu söylense de insanlığa yönelik olduğunu yukarıda ifade ettik.
Nedeni ve niçini konusunda muhtelif görüşler olsa da bizce bu savaş ABD / İsrail Siyonist lobinin sapık şeytani teolojik hedeflerini gerçekleştirmek için kurgulanmıştır. İran'ın petrolü, doğal kaynakları ve Çin'in zayıflatılarak önünün kesilmesi gibi gerekçeler, emperyalist ABD sermaye çevrelerinin temsilcisi, boynunda Epistein tasması taşıyan Trump için oltanın ucuna takılmış yemdir. Buradaki asıl etken Siyonizmin ütopyasıdır. Onların kullandığı ABD ki Neo Conlardır. Temsilcileri Netenyahu'dur.
Her ne kadar bu savaş Trump'ın savaşı dense de Trump'ın ipini tutan Netenyahu ve siyonist lobinin savaşıdır bu savaş. Trump konuşmalarına bakılınca megolaman, gaza gelen, hırsı, şehveti yüzünden siyonist lobiye esir düşmüş, zeka düzeyi sınırda bir adam. Siyonist Netenyahu'nun boynuna taktığı Epistein tasması nedeniyle esir durumundadır. Ne denilse onu yapacak durumda.
Şantaja boyun eğmek zorunda. Hani bir tabir vardır ya; "ipinin ucu puştun elinde." Bir öyle der, bir böyle der. Söylediklerinde mantık aramak abestir. Ötene değil, öttürene bakmak lazım.Trump'ı öttüren Neteyahu ve ABD deki Siyonist lobi yapılanmasıdır.
Bu adam ABD yi yönettiğini zannediyor. Hatta dünyaya nizamat vermeye kalkıyor. Bu durum, insanlığın başına gelmiş en büyük bela denilebilir. Bir başka ifadeyle Siyonist yapı ve İsrail tarih boyunca olduğu gibi insanlığın başındaki en büyük bela olmaya devam ediyor. Dolayısıyla insanlık bu belaya karşı kollektif bir savunma mekanizması oluşturması gerekiyor. Yoksa dünyayı bir felakete doğru sürüklüyor.
Selçuklu/ Konya