Kerim Toslak

KİM NERDE DURUYOR YA DA NEREDE DURULMALI

Kerim Toslak

Savaş başladığından bu tarafa herkes kendini bir yerlere konumlandırdı. Gerçi hala nerede duracağını bilmeyip ortamın durumuna göre mevzilenmeye çalışanlar var.

Konuyu ülkeler bazında değerlendirirsek bu konuda en net tavrı ortaya koyan İspanya'dır. Bu hususta İspanya'nın eline kimse su dökemez. Gazze soykırımında olduğu gibi bu savaşta da ABD ve İsrail'e yönelik tavrını ortaya koyarak, ABD uçakları ve lojistik nakli için İspanya hava sahası ve limanlarını kapattı. İsrail'den büyükelçisini geri çekti. Bir çok ülkeye örnek olacak bir tavır ortaya koydu.   


Güya Filistin ve İran'ın yanında olması beklenen Çin ve Rusya'nın Birleşmiş Milletler güvenlik konseyinde İran'ı kınayan tasarıyı veto etmek yerine çekimser kalarak destek vermeleri, Trump'la  bir takım kirli pazarlıklar içinde olabilecekleri ihtimalini düşündürüyor.

Köşeye sıkışan Trump, AB ülkelerini, İngiltere'yi, NATO'yu, Çin'i, Japonya'yı, Güney Kore'yi, Avustralya'yı  yardıma çağırsa da kulak veren pek çıkmadı. Tabir caiz ise nerede o eski günler dedirtecek durumda. Geçmişteki Körfez savaşlarında ABD Kovboyu, haydi dediği zaman arkasına hizalanan devletlerden hiçbirisi ortalıkta gözükmüyor. Trump çıldırmasın da ne yapsın. Ona, buna küstüm deyip duruyor. Özellikle de İngiltere'yi yanında göremeyince en çok onlara içerlermiş. Birileri Latif doğan'ın 'Küstüm' türküsünden haberdar etse, herhalde en güzel teselliyi onda bulur, sabah akşam dinler(!)


Körfez ülkeleri ve Suudi Arabistan ve diğer Arap ülkeleri İsrail ve ABD çizgisinde hizalanmış olsalar da gelinen son durum ile birlikte, bulundukları pozisyonu yeniden gözden geçireceklerini düşünüyorum. Bu konuda Birleşik Arap emirlikleri ve Fas eski pozisyonlarından milim sapmazlar. Çünkü bunların içine İsrail mikrobu kaçmıştır. Bunların beyinleri İsrail'in kontrolündedir. Diğerlerinin hali hazırda soğukkanlı duruşları  bunlara göre söz konusu mikroptan daha az etkilendiklerine yorumlanabilir.


  Bizim ülkemiz nerede duruyor diye soracak olursak; olması gereken yerde duruyor. En azından ABD ve İsrail yanında değil. Ülke hava sahasında patlatılan füze komplolarına kapılmadı. İçerideki ve dışarıdaki ABD/İsrail dostlarının tahriklerine aldırıp da İran'a bir misillemede bulunmayarak, oyunlarını boşa çıkardı. 


   Sokaktaki sıradan vatandaşlarımızın geneli, dün Suriye'de İran destekli şii grupların yaptıkları katliamları da bir yerlere not ederek, ABD ve  İsrail saldırganlığı dolayısıyla İran'a Filistin'e, Lübnan'a dua ile mazlumun yanında, ABD ve İsrail'e beddua ve lanetle zalimin karşısında konumlandığını görürüz. 

Azınlıkta da olsa İran'a "oh olsuncu" siyasi/dini bazı gruplarımız da yok değil. Bunların bir kısmına göre ABD ve İsrail, İran'da 'insanlık düşmanı molla rejimini' devirip, yerin Irakta olduğu gibi özgürlük getirecekler(!)


   Bir de her hangi bir mezhebe uymayı fanatizme dönüştürüp mezhepçilik anlayışını dinin önüne geçirip, ( elbette bu anlayışa sahip bol miktarda İran'da şia içinde de gruplar var) 'onlar zaten şia bize ne, hatta bu ABD/israil saldırıları hayırlı oldu' diyenler var. Onlar için de Allah basiret versin demekten başka yapacak bir şey yok. 

Rabbim Bayramı birlik beraberliğimize vesile kılsın. Gerçi Ramazanın başlangıcında birlik sağlayamadık ama inşallah   bayram gününde anlaşırız. Rabbim bu ümmete akıl fikir versin. Hayırlı bayramlar. 
Selçuklu/ Konya

Yazarın Diğer Yazıları