VE SAVAŞ BAŞLADI
Kerim Toslak
Ve beklenen savaş başladı 5. gününe girdi. Siyonistlerin boynuna Epistein tasması taktıkları ABD başkanı Donald Trump İsrail'in Soykırımcı Siyonist Başbakanı Netenyahu'nun tasmasını çekmesi ile savaşa girdi. Koskoca ABD'yi İsrail'in gönüllü kölesi (goyim)haline getirdi.
Donald Trump ve ekibi zaman zaman basın karşısına geçerek, dünyanın aklıyla alay edercesine açıklamalar yapıyorlar. Kendilerince İsrail'in dayatmalalarıyla girilen bu savaşa gerekçeler uydurmaya çalışıyorlar. Gerçi mızrağı çuvala sığdırmak gibi bir dertleri olmadığı için utanmak kelimesi lügatlarında yok. Onun rahatlığı içindeler. Ne de olsa Epstein olayı ile dünyanın utanmazlık madalyasına layık insanlar. Öyle bir madalya verilecek olursa da rakipsiz o madalyanın sahibi olurlar.
Daha savaşın başladığı ilk günde, bir kız okulunu vurarak 160 masum kız çocuğunu şehit ederek, dünya savaş tarihine geçme şerefsizliğine nail oldular.
BMGK dönem başkanlığı kapsamında Melania Trump da çatışma bölgelerinde çocukların durumunun konuşulacağı toplantıya başkanlık yapacak. Kocasının ve ortağı Netenyah'nun katlettiği çocukların niçin katledildiğini hesabını soracak değil. O katliamların gözden kaçırılması ve perdelenmesi için vicdan gösterisi yapacaktır herhalde.
Bu savaş benim bu yaşıma kadar gördüğüm en vahşi, en kapsamlı ve yaygın bir savaş olarak karşımızda. Dünyanın her tarafını öyle ya da böyle, etkileyecek düzeyde bir savaş. Ne kadar süreceği konusunda da pek öngörüde bulunacak durumda değilim. 2 Dünya Savaşı'nın korkunçluğunu ve dünyanın her tarafını nasıl etkilediğini okuyarak öğrendik. Ancak çocukluğumda o dönemin dayattığı açlık ve yokluğun ne olduğunu ve neler yaşandığını rahmetli dedemden dinleyerek de öğrendim. Dünyanın geldiği bu noktada geleceğe dönük endişelerim gittikçe arttı. Bu nedenle siyonist İsrail'in sapkın ideolojisi eninde sonunda Türkiye'yi de bir savaşın içine çekme potansiyeli taşıyor.
Bunu sürekli yazdım. Siyonistlerin 'Arz-ı Mevut' inancı dünyanın ve bizim başımızı belaya sokmaya devam edecek. Şimdiden ABD'deki ve İsrail'deki Fanatik siyonistler 'İran'dan sonra sıra Türkiye'de' diyerek niyetlerini açık açık ortaya dökmeye başladılar. Gerçi Rahmetli Erbakan yıllardır bunu söylüyordu, bu toplumu bu konuda uyarıyordu. Birçok kimse müstehzi bir tavırla Rahmetli Erbakan'ın bu uyarılarını ciddiye almıyordu. Umarım onlar da akıllarını başlarına alırlar.
Bir de Siyonist ABD ve İsrail'e gönüllü taşeronluğa soyunan, PKK, PEJAK gibi Kürt ismini kullanan örgütler ile asırlardır birlikte yaşadığımız bölgemizdeki Kürt kardeşlerimizin aralarına mesafe koymaları önemlidir. Zira İsrail'in hedefi olan 'vaad edilmiş' topraklarının en büyük kısmı Kürtlerin yaşadığı topraklardır.
Her ne kadar Suriye'de Beşar Esad'ın katliamlarına destek verdiğinden dolayı, İran'a kızgın ve öfkeli de olsak, bugün onun hesabını sorma günü değildir. O hesap şimdilik buzdolabına kaldırılmalı ve Siyonist İsrail ve ABD emperyalizminin yayılmacılığı karşısında İran'ın yanında durmak aklın ve mantığın gereğidir.
Maalesef uzun vadede de İslam dünyasını birbirine düşüren bu mezhepçi kafalardan da kurtulmak, aklımızı başımıza alıp birlik olmak gerektiğini anlamamız gerekiyor. Yoksa düşman kimsenin mezhebine bakmıyor. Siyonist İsrail bütün müslümanları zaten potansiyel düşman görüyor ve öldürmekte tereddüt etmiyor. Herkesin aklını başına alma zamanı geldi geçiyor. Düşmanın silahıyla hatta daha güçlüsüyle silahlanıp, istihbaratıyla ve her türlü altyapısıyla, birlik ve beraberlik içerisinde hazırlanılması gerekiyor.
"Hazır ol cenge eğer ister isen sulh-ü salâh" "Barış ve huzur istiyorsan savaşa (hazırlıklı) ol" (Osmanlı şairi ve hekimi Abdülhak Molla)
Selçuklu/ Konya