Mükremin Kızılca

Kartalkaya ve Los Angeles Yangını!

Mükremin Kızılca

İstif istif suçlar olur da istifa olmaz bizde
Görevleri ihmal olur ama ifa olmaz, bizde.

21 Ocak 2025 günü gece yarısı saat üç buçukta bir yangın haberiyle uyandık. 
Bolu Kartalkaya kayak tesislerindeki Grand Otel’de saat 3.27'de itfaiye ihbarı aldı ve yaklaşık bir saat sonra olay yerinde söndürmeler başladı.

78 kişi cayır cayır yandı maalesef. 240 kişilik tam dolu olan otelin üçte biri ani bir ölümle ebediyete intikal ettiler.

15 tatil dolayısıyla otel doluydu aralarında kayak öğrencilerinin de bulunduğu birçok aile tam da gece yarısı bir yangınla burun buruna geldiler. Çarşafları ulayarak atlayanlar yatakları aşağıya atıp üstüne kadın ve çocukların atılması içerisinde dumandan boğulanlar ve dışarıya her bulunan boşluktan kaçmalar başladı.

Böylesi her afetten sonra olduğu gibi bundan sonra da artık yeni bir tartışma yine alevlendi alarm açık mıydı? çaldı mı çalmadı mı? Yangın merdivenleri neredeydi neden hiç kimse O merdivenleri kullanamadı? denetimden geçti mi geçmedi mi? gibi tartışmalar hala da sürüyor.

İhmali olan birçok kişi tutuklansa da yetkililerden erdemlice “soruşturmanın selameti için istifa ediyorum” diyen çıkmadı ne yazık ki. 
Oysa fert olarak da devlet olarak da Allah'ın bize yüklediği bu canı korumak en birinci vazifemizdir. İslam dininin 5 ana amacından birisi de canın korunmasıdır ve bu nedenle İslamiyet cana kıymayı ister kendi canına ister başkasının canına kıymayı bütün insanlığa kıymakla eş değerde tutmuştur.

Allah'ın bizim bilmediğimiz miktarda doldurup verdiği bu can bataryasının, ömür pilinin bitmesinin ne zaman olduğunu asla bilmiyoruz. Ama şunu biliyoruz ki bu pil bittiğinde asla şarj olma imkânı yoktur, bu ecelin ileriye ve geriye alınma imkanı yoktur.

Bu nedenle Allah'ın emaneti olan canı korumak her ferdin birinci görevidir. Hele hele devletin en başta gelen görevidir. çünkü bu insanlar ona emanettir. Gece yarısı otelde yatan insan bir yangına karşı nasıl tedbir alabilir? Hele uyandığında uyandırıldığında her taraf yoğun bir duman içinde ise nereye kaçacağını ve kaçılacak delikleri nasıl bulabilir? işte bunun çarelerini bulmak devletin görevidir.

Los Angeles Yangınları

2025 Ocağının ortalarında başlayan Amerika'nın Kaliforniya eyaleti Los Angeles kenti civarındaki yangın hakkında düşüncelerim.

İşte süper güç dediğimiz bütün dünyanın jandarmalarına soyunan Amerika'nın perişan hali. İtfaiye yetersiz, lojistik güç yetersiz, su yetersiz, uçak yetersiz, helikopter yetersiz, hani senin gücün nerede?

Ortadoğu'ya gelip Suriye'deki veya başka ülkelerdeki bölücü teröristlere, ülkelerini bölsün, diye yaptığın binlerce tırlık, on binlerce silahın parasını ülkeni yangınlardan fırtınalardan korumak için neden harcamıyorsun?

Bir buçuk senedir İsrail'in Gazze’yi, Lübnan’ı Suriye'yi sıkıştırıp on binlerce çocuk çoluk kadın öldürmesine bizzat destek veren Amerika, İsrail neden gelip de senin bu yangınlarını söndürmüyor?

Cenab-ı Hak Bakara Suresinin son ayetinde bize:

“Ya rabbi bizi gücümüz olmayan şeylerle sınama, bize takatimiz olmayan şeyleri yükleme, daha önceki ümmetlere yüklediğin ağır zincirlere vurma” şeklinde dua etmemizi emrediyor.

Bir de Araf suresinin 157. Ayetinde: “son peygamber Hz Muhammed aleyhisselatu vesselam'ın insanlardan takat getiremeyecekleri ağır şeyleri kaldırmak için geldiği” vurgulanır.

İnsanların başına gelenlere tabii ki sevinemeyiz. Amerika'nın başına gelene bu belaya musibete nasıl tepki vermeliyiz?

Bir Müslüman olarak Gazze'de, Afganistan'da, Pakistan'da, Suriye'de, Irak'ta milyonlarca insanın öldürülmesine bizzat katılan Amerika Birleşik Devletleri’nin bu yangınlar karşısındaki çaresizliği bir tesadüf mü?

Bir de cenab-ı Hakk'ın “zalimlerin yaptıklarından bizi habersiz sanmayın” ayetini düşünün “onların cezasını gözlerin açılacağı bir güne erteliyor” (İbrahim 42) buyuruyor.

İnsanlara ders olarak düşündüğümüz zaman Los Angeles’daki yangın nice masumları da yakmaktadır, bu masumlar, hayvanlar, bitkiler ve nice görünen görünmeyen canlılardır.

Bir de şu ayet-i kerime çok ilginçtir:

“De ki: “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. (Susuzluktan) feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir” (Kehf 29)

“Üzerlerine kısır bırakan, kurutan, sonuçsuz bırakan ve her şeyi mahveden dehşetli bir fırtına göndeririz” (Zariyat 41) ayetinden de, cenabı Hakk'ın gönderdiği fırtına karşısında bu yangına hiçbir şeyin çare olamadığı görülüyor.

Artık Amerika bundan bir ders çıkarmalıdır. Ortadoğu’dan elini ayağını çekmelidir. Müslüman kanı dökmekten vazgeçmelidir, kendi peygamberleri olan Hz İsa’yı dört çiviye çakıp asan Yahudilere destek olmaktan vazgeçmelidir.

O zaman sormak lazım Pentagon niye yanmıyor? İslam topraklarına ateş düşüren o silahların üretildiği savaşların planlandığı zulümlerin dosyalandığı merkeze neden büyük bir ateş düşmüyor?

Ayrıca bu tür doğal afetlerin en büyükleri yine İslam topraklarında olmuyor mu? Daha 2 yıl önce bizim 10 tane vilayetimizden 100.000 kişimiz toprak altında kalıp vefat etmedi mi?

Ahlaki olarak Müslümanların hiçbir insanın başına gelene sevinme diye bir durumu olamaz. Ancak bizzat zalimlerin üzerine düşen her türlü belayı kesinlikle Allah'tan biliriz. Ayrıca Filistin'e Irak'a Suriye'ye Gazze'ye yapılan zulümlere karşı çıkan birçok Hristiyan da vardır belki Gazze için yürüyüş yapan çığlık atan sokağa çıkan Amerikalılar İngilizler Almanlar daha doğrusu orada yaşayan insanlar daha çoktur.

Netice olarak cenab-ı Hak son hak dini İslamiyet’i insanlığa bildirmiş ancak kimsenin zorlama ile yola getirilmesini istememiştir.

Yazarın Diğer Yazıları