Bugünün bereketi yarının birikimi
Osman Avcı
Konya denildiğinde akla ilk gelen şeylerden biri ovadır. Türkiye’nin tahıl ambarı olarak bilinen Konya Ovası, yüzyıllardır bereketin ve üretimin sembolü olmuştur. Ancak son yıllarda bu bereketin geleceği üzerine ciddi tartışmalar yaşanıyor. Kuraklık haberleri, obruklar, çekilen yeraltı suları ve çiftçinin artan endişesi artık günlük hayatımızın bir parçası haline geldi.
İlginç olan şu ki; son birkaç yıldır Konya, geçmiş dönemlere göre daha fazla yağış almaya başladı. Özellikle kış ve ilkbahar aylarında düşen yağmurlar, kuruyan barajları bir nebze olsun doldurdu, tarlalara can verdi. Uzun yıllardır özlemini çektiğimiz kar yağışlarını yeniden görmeye başladık. Bu durum ilk bakışta sevindirici gibi görünse de meselenin sadece yağmur yağmasıyla çözülemeyeceğini artık anlamamız gerekiyor.
Çünkü Konya Ovası’nın sorunu sadece bugünün yağışı değil, onlarca yılın birikmiş su bilançosudur. Yeraltından çekilen milyarlarca metreküp su, birkaç yağışlı sezonla yerine konulamıyor. Toprağın ve akiferlerin yeniden dolması uzun yıllar istiyor. Yağmurun artması umut verici olsa da suyu doğru yönetemediğimiz sürece bu umut kalıcı bir çözüme dönüşemiyor.
Bugün ovada açılan her yeni kuyu, aslında geleceğimizden çekilen bir kredi gibidir. Yağışların arttığı yıllarda bile suyu sınırsızmış gibi tüketmek, yarının kuraklığını hazırlamaktır. Bunun yanında ürün deseninden sulama tekniklerine kadar birçok konuda yeni bir anlayışa ihtiyaç duyuyoruz. Damla sulama, modern tarım yöntemleri ve su tasarrufu artık tercih değil zorunluluk haline gelmiştir.
Öte yandan son yıllardaki yağışlar bize önemli bir gerçeği de hatırlattı: Doğa kendini yenilemek için fırsat bulduğunda bunu başarabiliyor. Kuruyan göletlerin yeniden su tuttuğunu, bozkırın yeşerdiğini, çiftçinin yüzünün güldüğünü gördük. Bu nedenle umutsuz olmak için değil, tedbir almak için bir dönemdeyiz.
Konya Ovası yalnızca Konyalıların değil, Türkiye’nin gıda güvenliğinin de teminatıdır. Ovada yaşanacak her sorun sofralarımıza kadar ulaşacaktır. Bu yüzden yağmura sevinirken suyun kıymetini unutmamak, bugünü kurtarmaktan çok yarını düşünmek gerekiyor.
Çünkü bereket sadece gökten düşen yağmurda değil, o yağmuru akıllıca yönetebilmekte gizlidir.