Osman Avcı

Dijital Hantallık ve Etkileşim Manyaklığı

Osman Avcı

Sosyal medya öyle bir hal almaya başladı ki insanlar, daha fazla etkileşim alabilmek uğruna sahip oldukları değerleri birer birer feda etmeye başladı.

Esnaf, malını satabilmek için kimi zaman gaflete düşerek soytarılığa meylediyor. Kadınlar, ilgi ve etkileşim uğruna mahremiyet sınırlarını zorlayan bir dijital düzene sürükleniyor. Gençler ise fenomen olma hayaliyle, kendi medeniyetinin ve değerlerinin uzağında şekillenen bir kültürün kurbanı hâline geliyor.

Belki bütün bunlar daha fazla kişiye ulaşmak, daha çok beğeni almak ve daha geniş kitlelere hitap edebilmek için yapılıyor. Fakat günün sonunda ortaya çıkan tablo, insanımızın erdemini körelten, ahlaki ölçülerini zayıflatan ve şahsiyetini aşındıran bir manzaradan başka bir şey değil.

Etrafınıza dikkatlice bakın. Gününün büyük bölümünü dijital mecralarda tüketen, gerçek hayattan kopmuş, ekranların yönlendirdiği büyük bir kitle oluşuyor. Zamanla etik değerlerin ve ahlaki ilkelerin önemini yitirdiği, yanlışların tekrar edildikçe doğru kabul edildiği tehlikeli bir anlayışa doğru sürükleniyoruz.

Bugün takipçi sayıları, izlenme rakamları ve beğeni oranları; karakterden, ilkelerden ve şahsiyetten daha kıymetli görülmeye başlandı. Oysa insanı değerli kılan, kalabalıkların alkışı değil; hakikate sadakatidir.

Tam da bu noktada, Kur’an-ı Kerim’in Tekâsür Suresi bizlere yaptığı uyarıyı yeniden hatırlamaya ihtiyacımız var:

“Çoklukla övünmek sizi o kadar oyaladı ki, sonunda kabirleri bile ziyaret edip sayacak hâle geldiniz.”

Asırlar önce indirilen bu ilahi ikaz, bugün dijital çağın takipçi ve etkileşim yarışını da tarif eder nitelikte değil midir?

Kalabalık olmak, çok görünmek, çok izlenmek ya da çok konuşulmak; insanı haklı, ahlaklı veya değerli yapmaz. Bilakis, bu yarış uğruna özünü kaybeden insan, kazandığını sandığı her şeyle birlikte aslında kendisini de kaybetmeye başlar.

Dijital dünya elbette büyük bir nimettir. Doğru kullanıldığında ilmin, hayrın ve güzel sözün yayılmasına vesile olur. Ancak nimet, şükürle korunur; şükür ise onu yaratılış gayesine uygun kullanmaktır.

Rabbim bizleri dijital nimetlerin şükrünü eda edenlerden eylesin. Etkileşim uğruna şahsiyetini, ahlakını ve değerlerini feda edenlerden değil; dijital mecraları hakikatin, iyiliğin ve erdemin sesi hâline getirenlerden olmayı nasip etsin.

Yazarın Diğer Yazıları