Kupanın en büyük hikayesi: Konyaspor
Osman Avcı
Konyaspor’un bu sezon yazdığı hikâye, yalnızca bir futbol başarısı değil; inancın, sabrın ve vazgeçmemenin hikâyesi oldu. Yeşil-beyazlılar şimdi Türkiye Kupası finalinde ya Gençlerbirliği’nin ya da Trabzonspor’un karşısına çıkmaya hazırlanırken, şehirde yıllardır hissedilmeyen büyük bir heyecan yaşanıyor.
Çünkü bu final, tesadüfen gelmedi.
Konyaspor, kupaya uzanan yolda önce Fenerbahçe’yi, ardından İstanbul’da Beşiktaş’ı eleyerek finale yürüdü. Üstelik bunu korkmadan, çekinmeden ve büyük takım psikolojisine boyun eğmeden yaptı. Özellikle Beşiktaş deplasmanındaki mücadele, sadece bir galibiyet değil; Anadolu futbolunun “biz de varız” haykırışıydı.
Sezon boyunca zaman zaman eleştirilen, iniş çıkışlar yaşayan bir takım vardı sahada. Ama kupa maçlarında başka bir Konyaspor izledik. Mücadele eden, savaşan, formasının ağırlığını bilen bir takım… Belki milyon euroluk yıldızları yoktu ama yüreklerini ortaya koyan oyuncuları vardı.
Bu başarıda taraftarın payını da ayrı yazmak gerekiyor.
Konyaspor taraftarı uzun yıllardır kupaya özel bir anlam yüklüyor. 2017’de kaldırılan Türkiye Kupası hâlâ hafızalarda ilk günkü gibi duruyor. O gün Konya’da yaşanan sevinç, bu şehrin futbolla kurduğu bağı daha da güçlendirmişti. Şimdi aynı heyecan yeniden büyüyor. Sokakta, kahvede, sosyal medyada herkes aynı cümleyi kuruyor:
“Bu kupa yine Konya’ya gelebilir.”
Belki rakip Trabzonspor olacak ve final çok zor geçecek. Belki genç, dirençli bir Gençlerbirliği sürprizi yaşanacak. Ama rakip kim olursa olsun, artık herkes biliyor ki karşılarında sıradan bir takım yok. Büyükleri eleyerek gelen, baskıdan korkmayan, finale karakter koyarak ulaşan bir Konyaspor var.
Futbolda bazen bütçeler konuşur, bazen yıldızlar…
Ama bazı sezonlar vardır ki hikâyeyi inanç yazar.
Konyaspor işte tam da böyle bir hikâyenin içinde.
Şimdi şehir tek bir maçı bekliyor.
Belki bir kupayı daha…
Belki de yıllarca unutulmayacak yeni bir destanı.