Sosyal medyada değer erozyonu
Osman Avcı
Sosyal medya tüketim bilinci, her geçen gün değersizleşen içeriklerin gölgesinde geriliyor. İnsanların fayda görebileceği, bilgi ve birikim kazanabileceği içerikler yerine; zamanlarını çalan, onlara hiçbir kazanım sağlamayan “çöp içerikler” mecraları doldurup taşıyor.
Bilinçli kullanım alanı oluşturmaya çalışan insanların sayısı ise neredeyse bir elin parmaklarını geçmiyor. Etkileşim almak adına ne kadar değersiz konu varsa gündeme gelirken, kıymetli olanlar birkaç beğeni ve sınırlı bir erişimle unutulup gidiyor.
Anadolu insanının münevver bakış açısı, bireyselci toplum anlayışının baskısı altında zayıflarken; çağımızın saygısızlık oranı da gün geçtikçe artıyor. Sosyal medya yorumlarında karşılaştığımız hakaret içerikli söylemler, küstah eleştiriler ve anonimlik perdesinin arkasına saklanan kişiler, toplumdaki bilinçsizliğin her geçen gün daha fazla görünür olmasına neden oluyor.
Bir zamanlar edep ve haya şuuru ile yoğrulmuş olan toplumumuz, bugün sosyal medyanın etkisiyle bireyselliğin ön plana çıktığı bir yapıya dönüşüyor. Değerlerini ve ilkelerini kaybeden bu ortamda aklıselim, her geçen gün daha fazla kan kaybediyor.
Alanında uzman, bilgi sahibi ve topluma değer katabilecek insanların; algoritmaların da etkisiyle ikinci plana itilmesi, bu mecraların toplumsal dengeleri değiştirecek bir güce ulaştığını açıkça gösteriyor. Ne yazık ki faydalı içerikler geri planda kalırken, yüzeysel ve değersiz içerikler daha fazla görünürlük elde ediyor.
Haya ve edep sahibi, erdemli insanların bu platformlarda ortaya koyduğu gayretleri desteklemez, onların ürettiği içeriklere yönelmezsek; gelecekte daha bireyselleşmiş, daha tahammülsüz ve daha küstah bir toplumla karşı karşıya kalmamız kaçınılmaz olacaktır.
Toplumsal dönüşümün başlangıç noktası ise bireyin kendisidir. Rabbimizin Kur’an-ı Kerim’de buyurduğu gibi:
“Bir toplum kendisinde olanı değiştirmedikçe, Allah onların durumunu değiştirmez.”
Kendimizi düzeltmeden, tüketim alışkanlıklarımızı sorgulamadan ve değerli olanı desteklemeden sosyal medyanın veya toplumun değişmesini beklemek gerçekçi olmayacaktır.